21 Mart 2015 Cumartesi

Koskoca Bir Sene..



Bugün aymadı bana.. Aymış gibi yapıyorum.
Nasıl unuturum?
Rahmime düştüğünü öğrendiğimiz ilk andan, seni yalnız bırakıp gittiğimiz son ana kadar olanları nasıl unuturum? 
Verdiğin mutlulukları.. Yaşadığım acıları..
.
.
Sensiz geçen koskoca bir sene..
.
.
Bugün aydın değil bana annecim.. 
Mış gibi yapıyorum...



Çok özlüyorum.. Çok seviyorum..

21 Şubat 2015 Cumartesi

Deniz geldi

Bu sefer bi başka..
Bu sefer çok yalnız kalasım var.. Biraz da anlatasım..
Ama ne yorum duyasım var ne de tavsiye..
.
Deniz doğdu..
Hamileliğim sıkıntılı geçti.. Keyifli değildi.. Muhtemelen sıkıntıdan, kasılmalar yirmili haftaların başında başladı.. Yürüyemedim.. Rahat hareket edemedim. Hamileliğin sonuna kadar iğneler, ilaçlarla geçti.. Kritik haftayı atlatana kadar hep bir yürek çarpıntısı.. Ama sonuna kadar bekledi Demiz doğmak için..
EMDR tedavisinden bahsedeceğim demiştim, edemedim, ama çok işe yaradı. İşinin ehli bir psikologla gerçekten çok iyi geliyor, travmaları, korkuları olanlara tavsiye ederim..
.
Deniz 12.02.2015 tarihinde geldi dünyaya.. İlk defa randevulu bir doğum yaptım, son gece hiç uyuyamadım, nefes alamadım.. 
Doğuma girerken de çok gergindim.. Ama iyi geçti her şey, sağ salim kavuştuk oğlumla..
.
Hep Ece geri gelir mi diye düşünüyordum, doğar doğmaz anlarım diyordum.. Gelmedi.. Deniz, Ece değil.. Bambaşka bir bebek.. Farklı.. Daha göremiyor bile ama bakışları farklı, memesini emişi farklı, kokusu farklı, hissettirdikleri farklı..
.
Bu sefer annelik zor.. Hem de çok zor.. 
Korkular farklı.. "Hasta olur mu?" dan öte.. 
Beynimden kovamadığım kadar yoğun..
Her an, son anmış gibi hasretli.. Sanki kokusunu son kez içime çekiyormuşum gibi..
Kimselere veresim yok.. 
"Doğru düzgün göremedik, kucağımıza bile alamadık" serzenişleri... 
.
Cemik kapıda zıplayarak karşıladı kardeşini.. Sonra görünce hayal kırıklığına uğradı. 
"Kucağına almak ister misin?" dedim, istemedi. 
Sonra sonra biraz alıştıktan sonra, yanıma gelip "Şimdi bu Ece mi?" diye sordu..
"Değil annecim, bu başka kardeş." dedim.
Tamam dedi ama yetmedi.. Önce "Ece geri gelsin" dedi, sonra "bu kardeşimin adı Ece olsun" dedi,
"Bu kardeşim gidince, Ece geri gelecek mi?" diye sordu..
.
Kalbim paramparça..
Acılar tazelendi.. Belki de 1 sene olmak üzere, ondandır.. 
.
"Deniz gitmeyecek annecim" dedim.. 
.
Pedagog tekrar kaybetme korkusu yaşıyor, ona Deniz'in gitmeyeceğini söyleyebilirsiniz, biraz zamana ihtiyacı var dedi.. 
Ama genel olarak Deniz'e karşı iyi.. Uzun süre uyuduğunda "hadi kardeşimi uyandıralım" diyor, "anne öpeyim kardeşimi", "kucağıma alabilir miyim?" diyor.. 
Kardeşiyle ilgili yardım istediğimde koşa koşa yapıyor.. Kirli çamaşır sepetini banyoya kadar o taşıyor, makineyi çalıştırıyor, giysi istediğimde getiriyor, kirli bezlerini çöpe atıyor, -henüz düşmedi- göbeğine bakmak istiyor. Ağladığı zaman "anne kardeşimi koru!" diyor.. Ona müzik açıyor.
Deniz uyurken henüz sesinin ayarını bilemiyor ama zaten Deniz de şimdilik gürültüye uyanmıyor..
Seviyor kardeşini..
Tabii ki kıskanmıyor.. "Anne gel, kardeşimin sana ihtiyacı var" diyor..
.
Yalnızken zaman çok güzel geçiyor.. İkisi de beni üzmüyor.. 
.
Ama...
Deniz'in beşiğine her yaklaşışımda yüreğim ağzıma geliyor.. 
Gözümü bi yumsam, seneler geçmiş olsa istiyorum..
Genelde "ya bir daha olursa" korkusu var kalbimde, arada bir de "olmayacak" duygusu..
.
Hadi zaman.. 
Koş...
Geç...
Git...

31 Aralık 2014 Çarşamba

Mutlu Yıllar

2014 benden çok şey götürdü..
Maalesef gelen seneyi de mutlulukla karşılayamıyorum. 
İçimden gelmiyor..
Kendim için hayallerim, dileklerim yok...
.
.
Herkese mutlu bir yıl dilerim..

Vestel, Londra’da 9 yaşındaki Daisy Ames’e derman oldu.


Bugün sizlerle İngiltere’de yaşayan 9 yaşındaki Daisy Ames’in hem umutlandıran hem de gurur veren iyileşme hikayesini paylaşmak istiyorum.
Vestel’in hem Türkiye’de satışa sunduğu hem de dünyaya ihraç ettiği Pyrojet teknolojili çamaşır makinesi Londra’da ağrılı egzama hastası 9 yaşındaki Daisy Ames’e derman olmuş.
7 alerjen ve 4 bakteriye karşı etkili dünyadaki tek makine olan Pyrojet’in anti-alerjen programı kıyafetlerde etkili hijyen sağlayıp, egzama döngüsünü  kırmayı başararak, küçük kızı iyileştirmiş.
Dört çocuk annesi Laura Ames,  Allergy UK tarafından kendilerine bağışlanan çamaşır makinesinin hayatlarını değiştirdiğini, küçük kızı Daisy Ames’in doğuştan beri ciddi boyutta egzama hastası olduğunu, pek çok cilt tedavi yöntemi denediklerini ama Daisy’nin kabarmış ve iltihaplı yaralarını bir türlü yatıştıramadıklarını söylemiş.
21 milyon alerjik hastaya yardım için kurulan Allergy UK’in aileye bağışladığı  Pyrojet teknolojisine sahip Vestel Çamaşır Makinesi ile ise küçük kızın yaraları birkaç ay içinde iyileşmiş. Artık Daisy’nin bütün kıyafetleri, nevresimleri yeni makine ile yıkanıyormuş.
Konu ile ilgili Vestel Ticaret A.Ş. Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Ergün Güler’de bu sevinçli haber üzerine, öncelikle bir baba olarak küçük bir kız çocuğunun acı veren hastalığının iyileşmesine katkı da bulundukları için çok mutlu olduğunu aynı zamanda da Vestel ailesi olarak bu önemli başarıya imza attıkları için çok büyük gurur duyduğunu söylemiş.
Bu güzel haberden sonra sizler için bu rekortmen çamaşır makinesinin özelliklerini araştırdım.
Anti-alerjen programı sayesinde hem çocuklu aileler hem de bu tarz rahatsızlığı olan kişiler için tam bir ilaçken aynı zamanda  enerji tasarrufu sayesinde de aile bütçesine de katkısı büyükmüş.
Yeri gelmişken Vestel Rekortmen Çamaşır Makinesi’nin diğer özelliklerinden de bahsetmek gerekirse:
Vestel’in Pyrojet teknolojili rekortmen çamaşır makinesi, A+++ enerji sınıfındaki 8 kg kapasiteli ürünlerden yüzde 70 daha az enerji tüketiyor. Enerji verimliliği ile Alman Elektrik, Elektronik ve Bilişim Teknolojileri Kurumu VDE’den onay alan Vestel Pyrojet teknolojili çamaşır makinesi, su ve elektrik tüketiminde sağladığı rekor tasarrufla öne çıkıyor. Pyrojet teknolojisi, çamaşır makinesinin yıkama esnasında aldığı suyu kısa sürede arzu edilen sıcaklığa ulaştırıp duşlama yöntemi ile doğrudan çamaşırlarla buluşturarak su ve elektrik tüketiminde gözle görülür düşüş sağlıyor.
Ayrıca, 12 dakikada yıkama yapabilen Süper Hızlı Yıkama Programı’na sahip Pyrojet teknolojili Vestel çamaşır makinesi, kirlilik seviye seçimi ve 22 farklı lekeye uygun yıkama opsiyonu da sunuyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

4 Aralık 2014 Perşembe

Keşke Kadın Olsam…

Hangi kadın olsa bayılır bu kitaba. 
Neden mi? 
Nedeni çok basit. 
Bu kitap kadınlara “erkeklerle eşit olmaya çalışma, sen onlardan kat be kat GÜÇLÜSÜN!” diyor. 
Aykut Oğut’u okurlar fenomen olmuş kitabı Evrenden Torpilim Var sayesinde yakından tanır. Bir tür “iste, olsun” kitabıydı Evrenden Torpilim Var. 
Şimdi uzun bir aradan sonra Aykut Oğut’un "Keşke Kadın Olsam" kitabı gündemde. 
Ne mi anlatıyor bu kitap?
Bir kere kadınlara güçlerini yeniden hatırlatıyor. 



“Sevgili kadınlar” diyor. Erkekle eşit olmak da neymiş? 
          Erkeklerle ASLA eşit OLAMAZSINIZ!
          En büyük hatanız bizimle eşit olmaya çalışmak!
          Çok çabalarsanız eşit olmayı becerebilir misiniz?
          Elbette becerebilirsiniz AMA kendinizden, gücünüzden vazgeçerek becerebilirsiniz bunu!
          Erkekle EŞİT olmak için VAROLUŞ çıtanızı alçaltmanız, daha aşağı inmeniz gerekiyor.
          Eşitlik mi istiyorsunuz?
          Siz bilirsiniz!


Neden eşitlik için kadının çıtasını alçaltması gerekirmiş derseniz? 
Yazara göre:

KADIN ERKEKTEN 16 KAT DAHA ÜSTÜN!
Kadın daha güçlü, daha duygusal, muhteşem bir içsel rehberlik kapasitesine sahip, seks ve cinselliği yaşamak konusunda içindeki sese kulak verdiğinde önünde kimse duramıyor, evrensel saygıyı ve sevgiyi hissedebiliyor verebiliyor… 
Amaaa...
Bu özellikler tek başına yetmez. 
Bir KADIN ancak: 

DUYGULARINI İFADE EDEBİLDİĞİNDE
ONLARI BASTIRMAYI DEĞİL KUCAKLAMAYI SEÇTİĞİNDE
İÇİNDEKİ DİŞİLİĞİ UYANDIRMAYI BAŞARDIĞINDA 

Bu özellikler gerçek kapasitesine ulaşıyor. 


Kim için yazılmış bu kitap:
Aşkta, ilişkilerde, profesyonel ve sosyal hayatta kendini eksik ve kaybolmuş hisseden her kadın için…
Aykut Oğut bu kitapla cici kızlar uyur, prensi bekler sözlerine inanarak uyutulan güzelleri; sen otur oturduğun yerde, beyaz atlı prens gelince kurtaracak seni sözlerine inanıp hayatını uzun bir bekleyişe bırakmış bütün prensesleri resmen UYANDIRIYOR!
Bu kitabı okuyan bütün kadınlar VAY BE! GERÇEKTEN GÜÇ BENDEYMİŞ diyecek. 
Bir kadın devriminin başlaması an meselesi!
Kitapla ilgili daha ayrıntılı bilgi almak için tıklayınız. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

2 Aralık 2014 Salı

İzmir Gourmet Guide ve Bonjour Buluşması

Hem alışmış olduğum lezzetleri her istediğimde aynı standartta yiyebilmeyi istiyorum, hem de değişiklik istediğimde yeni mekanlar ve lezzetler keşfedebilmeyi..
Yeni keşifler için paçaları sıvadığımızda maalesef bazen günü hüsranla bitirmiş olabiliyoruz.. 
Şimdilerde İzmir Gourmet Guide'ın izini sürenlerdeniz. 
Üstelik de benden duymuş olun, İzmir Gourmet Guide uygulaması akıllı telefonlar için artık ücretsiz.. 
.
Geçenlerde bir grup blogger İzmir Gourmet Guide etkinliği kapsamında İzmir Bonjour'da buluştuk. 


Malum hem yemeyi, hem de İzmir'i seven biri olarak bu etkinlik tam da bana göreydi..


Mini bir kokteylle başladı gece ve böylece bloggerlar olarak iyice kaynaşma fırsatı bulduk..


Ve gelelim menümüze.. 


Başlangıç olarak Midyeli Lahana Sarma, Enginar Çanağında Zeytinyağlı Ege Otları ve Füme Norveç Somonu vardı. Bunlara peynir tabağındaki farkı peynirler ve hoş bir yeşil salata eşlik etti.

Kuzu Au Gratin ve İç Pilav..
Hiç sevmem biliyor musunuz? Etle de iç pilavla da pek aram yoktur ama yakın zamanda tekrar Bonjour'a gidersem kesinlikle tercihim bu olacak..
Ben hayatımda bu kadar güzel pişmiş bir et yemedim.. Gerçekten çok çok lezzetliydi..
Pilav da aynı şekilde..

Levrek Buğulama
Etten sonra balık ne alaka diye düşünebilirsiniz..
Ama ön yargıları bir kenara bırakmak lazım..
Tadı hala damağımda.. 

Ve tatlı olarak, profiterol, sakızlı muhallebi ve kabak tatlısı..

Yahu hamilesin, biraz yavaş ye di mi? :)
Şöyle bir baktım da bütün menüyü olduğu gibi midesine indiren bir tek ben vardım sanırım..
Utanmasam tabakları da ekmekle güzelce sıyıracaktım..

Yemek boyu muhabbet inanılmaz keyifliydi.
Kahkahalar hiç eksik olmadı. Bonjour ailesini zaten tanır severdim, İzmir Gurmet Guide ailesini de yakından tanıma fırsatı bulmuş oldum.
Yukarıdaki videoda da İGG'nin hazırladığı Lezzet Senfonisini izleyebilirsiniz.. 

Bu kare için her ne kadar fotoğrafçı arkadaşa teşekkür etmek gerekiyorsa da, bu ışığın altında fotoğrafımızı çekerek hepimizi olduğumuzdan yaşlı ve çirkin gösterdiği için de teessüfü bir borç bilirim :)

.
.
Herkese mutlu haftalar..

17 Kasım 2014 Pazartesi

Bir Buruk Heyecan

Bir garip heyecan.. Fazlaca hormon, duygu karmaşası.
.
.
Ece'ye hamileyken televizyonda oynayan bir reklam filmi vardı.. Süt ya da ayran.. Bir buzağının ayağı kayıyor, yere düşüyor..
Ne ağlardım..
Bir de şimdi düşünün..
.
Açık olmak lazım.. Bu hamilelik diğerleri gibi değil..
Mesela hayatım boyunca hayalini kurduğum bir hamilelik değil, ilk ikisi gibi..
Elbette istediğim bir hamilelik ama hayali kurulan değil.. Aradaki fark büyük..
.
Gariplik var..
Boynu büküklük var..
Korkular, kaygılar var.. Hem de fazlaca.. Ama yersiz ve gereksiz, anlatmayı başarabilirsem kendime..
Yıkılmış minik bir hayal var ki bu hayalin ne olduğunu tahmin etmek de zor değil..
.
Hamileliğin 25. haftası bitti bile..
Bu sefer çok farklı..
Mesela hızlı geçiyor ama sanki bitmesine de daha çok var..
Cem'i ve Ece'yi herkese haykırmak için zor dayanmışken ilk haftalarda, bu sefer fazlaca ruhsuz hissediyorum kendimi..
Bu hissi anlatması zor..
En güzel tarifi "burukluk".
Boynu bükük bir hamilelik bu seferki..
Evet, yerine koymak değil belki ama fazlaca üzüntüye teselli olması adına dünyaya getirilecek olan bir bebek..
Bazen bencillik gibi geliyor..
Ama zaten yaşanan her şey bencilce değil mi?
Üzüntüler de bencilce..
Mutluluklar da..
Ama bu seferki bencillik bize iyi gelecek..
Umarım gelecek..
.
Cemik çok mutlu..
"Artık gelsin kardeşim" diyor..
Bazen kardeşim diyor, bazen bebeğim.
Bu sefer daha bile iyi bir abi olacak kesin.. Küçülen kıyafetleri için "bunu artık kardeşim giyer" diyor mesela.. Bazı oyuncakları ayırıyor..
Oyun odasına çevirdiğimiz Ece'nin odasını kardeşine (geri) vermeye gönüllü mesela..
Gelenin "yeni bir kardeş" olduğunu da biliyor..
.
Ece'yi sanki unuttu gibi geliyor bana..
Hatta unuttu, galibası fazla..
Açık açık soramıyorum tabii ama hissedebiliyorum..
Keşke unutmasaydı..
Keşke Ece'den bahsedebilseydik onunla..
.
Ben ne yapıyorum peki?
Hiç..
Bazı bazı sıkıntım oluyor, fiziksel sıkıntı ruhsal sıkıntıyla birleşiyor.. Uykusuz geceler altından kalkılmaz hale geliyor..
Bir taraftan günlük heyecanlarla şafak attırmaya çalışırken, diğer yandan yaşam enerjimi çeken şeylerle baş etmeye çalışıyorum..

Bir de yeni bir psikolog.. 3. sanırım.. Bu sefer sadece sohbetli terapi değil, bir tedavi de deniyoruz.. Daha doğrusu deneyeceğiz..
İlaç kullanamıyorum tabii..
Aslında ilk zamanlarda bir süredir de kullandığım antidepresanın çok faydasını görüyordum ama hamilelik işin içine girince onu da bırakmak zorunda kalmıştım.. Sigara da kullanıyordum, onu da bir günde bırakınca sinirlerim iyice yıprandı..
Ama bencillik ediyoruz ya kendi mutluluğumuz için, fedakarlık da lazım biraz. Şikayet etmiyorum da, azıcık yakınıyorum..
.
İtiraf ediyorum..
Çok istedim bir kızım daha olsun diye.. Gecelerce dua ettim, hem uzun ömürlü olsun, hem de kız olsun diye..
Olmadı.. Erkek geliyor..
Inşallah uzun ömürlü olur, bir daha hayat bize böylesine bir acıyı yaşatmaz..

Aslında onu da düşündük bebek kararı almadan önce..
"Ya bir daha olursa?"
Korkunun ecele faydası yok demiştim ya, öyle gerçekten.. Ve evet, başa gelen çekiliyor..
Bu ihtimali düşünmek bile istemiyorum ama baş kaygımın bu olduğunu tahmin etmek zor değil..
Olursa da yaşayacağız.. Nasıl ki hala daha aklımın almadığı, olduğuna inanamadığım bu olay yaşandıysa, ve sonrasında da hayat devam ediyorsa yine öyle olur..
.
Tüm bunların dışında...
Bekliyorum..
.
Kış gelsin de, bu buruk heyecan alsın beni benden..
Yarım da olsa...
Tekrar mutluluk dolsun evimize..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

ibibikler

10 Kasım (2) 118 (1) 19 Mayıs (1) 2012 (1) 2013 (1) 23 Nisan (1) Abur Cubur (1) Adım Adım Paris (15) aile (1) Alış-Veriş (1) Alsancak (1) Amatör Radio (4) Ameliyat (1) Amsterdam (1) Amsterdam Gezisi (1) Anı (1) Anne (2) Anneannem (1) Anneler Günü (2) Anten (1) Asburger (1) Askeri Müze (1) Atatürk (4) Ayakkabılık (2) ağaç (1) Baba (1) Baby Shower (1) Bahçe (11) balık (1) Barbie (1) Bastille (1) Bayram (6) Bağlama (1) Bebek (8) Bebek şekeri (2) Bere (1) best seller (1) biberon (1) biberon kurutma (1) Bilmece (1) Bir Nevi Gastronomi Gezisi (1) Biri ADSL (1) Bit Pazarı (1) Biten kitap (1) Bitki (1) blogger kota (1) boyamak (1) BTT (1) Bulb (2) Bumerang (1) Böcek (1) Canavar (2) canon (2) Cem (18) Cemik (41) Cemik Ve Hayatın Zorlukları (2) Chatelet (1) Châtelet (1) Contest (2) cüzdan (1) Dekor (9) Denedim (1) Deprem (1) Dikiş (2) Dilek (1) Dinozor (1) DIY (7) Diyet (1) Diş (1) Diş Buğdayı (3) Diş Kurabiyesi (1) Diş pastası (1) Diş Sağlığı (1) Dolandırıcılık (1) Dolunay (1) Dost (6) Doğal Yaşam (15) Doğumgünü (13) Doğumgünü Teması (5) Dükkan Vukuatları (1) Dünya Tiyatrolar Günü (1) E-Bay (1) Ecey (6) Ecey ve hayatın zorlukları (1) Eiffel kulesi (1) Ekmek (1) El Ayak Ağız Senromu (1) El emeği (13) El işi (16) el yapımı (3) Elfony Mutfakta (2) Elmo (1) en son ben duyarım zaten (1) Enstruman (1) escargot (1) Eskici Elfony (3) Esnaf Lokantası (1) etamin (1) ev işi (1) Ev Yemeği (1) Evlilik Yıl Dönümü (1) eşeğimi kaybedip buldum (1) fast food (1) Festival (1) Flypgs (1) fotoğraf çekimi (1) fox (1) Gare de Lyon (1) Gezi (10) Gıda Çarşısı (1) Gidelim Gömelim (17) Giritli (2) Gitar (1) Günaydın (1) Günlük (4) hafta özeti (69) Ham Radio (1) Hamilelik (2) Hastalık (4) Hatıra (22) Havale (2) Hayal (1) hayatın zorlukları (1) Hayvanlar alemi (2) Hediye (9) Hekimköy (21) hhandesign (1) Hıdrellez (1) hikaye (1) Hobi (4) Huzur (1) ikbush (3) ilaç (1) ıldırı (1) ilk adımlar (1) ilkler (1) instagram (73) istanbul üniversitesi (1) isyan (3) iyi ki saklamışlar (4) izmir (1) içimdeki çocuk (1) İştahsızlık (1) Kabak (1) kabızlık (1) Kabus (1) Kadın (1) Kadınlar Günü (1) Kanaviçe (2) kar (2) Karatahta (2) kardeş (2) Karşıyaka (1) kaynar (1) Kağıt Ponpon (2) Kağıt Çiçek (1) Kebap (3) Kedi (2) Kek (2) Keman (1) Kilo vermek (1) kitap (4) Kız (2) kış (2) Kocci (7) kuaför (1) Kukla (1) Kurabiye (3) Kusmak (1) kuzen (1) Kuzenler (1) Lal (1) Lale (1) Lazımlık (1) Le Vieux Belleville (1) liman restaurant (1) Lokanta (3) Louvre (1) loğusa (1) Mahfel (1) Mangal (2) Marmelat (1) Masal (1) Mendil Bebek (1) Meyve (1) Midye (2) Mikrodalga (1) Mizithropides (1) Moda (2) Mum (1) Mutfak (12) Müze (2) Nar (1) Naz (2) Notre Dame (1) Oje (1) Oklava Modeli (1) organik (2) Oyun (2) Oyuncak (3) Pamuk Helva (1) panjur (1) Paris (13) Paris Gezisi (12) Parti (2) pasta (2) Patlamış Mısır (1) Pegasus Hava Yolları (1) Pelur Kağıt (1) Pembe (2) pembe panjurlu ev (1) Pigale (1) Pilor Stenozu (1) pinterest (1) Pisuar (1) Piyano (1) Pizza (1) Portatif (1) Pratik Tarifler (3) Rakı Balık (1) Ravioli (2) renk (1) Renkler (1) Restoran (8) Rezalet (1) roman (1) Sacre Coeur (1) Saklamak (2) Salgın (1) salyangoz (1) saç traşı (1) Sağlık (1) Seramik (1) Sevgililer Günü (1) Silinen Fotoğrafın Kurtarılması (1) soğuk (1) Spor (1) Sugato (2) Süleymancık (1) Süt (1) Süt Aknesi (1) TA3GO (2) TA3YE (3) tatlı (1) Tavuk suyu (1) TC3EC (3) Terör (1) Tiyatro (2) tığ (1) Topiary (1) Topuklu (1) Torbalı (1) Tuvalet (3) Tuvalet Eğitimi (2) Urla (2) Usta (1) uyku (2) Uyku Düzeni (2) uyku eğitimi (1) Vazgeçemediklerim (1) Vefaat (1) Venedik Pizza (1) Veri Kurtarma (1) video (2) Vine (1) Wurst (1) Yalan (1) yardım (1) yasak (1) yaz (1) Yaz Yemeği (1) yazlık kışlık (1) yağmur (1) Yaş günü hazırlığı (1) Yemek (37) Yeniden Başlıyorum (1) Yeniyıl (7) Yılbaşı (7) Yılmaz İpek Saz Sarayı (1) Yoğurt (1) Zafer (1) Zeytin (3) Çamur (1) çanta (2) Çekiliş (10) Çekiliş Sonucu (3) Çeviri (1) Çeviri hataları (1) Çeşme (12) çikolata (1) Çiçek (3) Çiğ Börek (1) Çocuk (6) çocuk zaptetmek (1) Çocukluk (6) Örgü (4) Örgü Modeli (1) Özel Gün (2) Özür (1) Öğretmenler Günü (1) Öğretmenlik (1) Şeker Bayramı (1) Şifa (2) şişe kesmek (1)