15 Temmuz 2014 Salı

Kalabalıkta Yalnız Kalmak da Bir Marifet

Beynimde sürekli aynı cümle dönüp duruyor..
"Ece Öldü!"
O sabah Ece'yi yatağında öyle bulduğumda, yakından bakma, seslenme, dürtme gereksinimi duymadım.. İnsan nasıl emin olabilir uzaktan bir bakışta evladının öldüğünden? Üstelik de yüzü bana dönük bile değilken.. Nasıl olur da şüphe duymaz? Nasıl olur da emin olmak istemez? Ya da nasıl bu kadar kesin konuşur? O cümleyi nasıl kurar? Nasıl yakıştırır ölüm kelimesini?

Beynim ağrıyor.. Ne unutmak istiyorum o sabahı, ne de hatırlamak.. Silmek istemiyorum yaşadığım hiçbir şeyi..

Can koşup gelip de Ece'yi yataktan aldığında emin olmak istedim..
Şoktaydım.. Şok ne demek ben çok iyi biliyorum.. Gerçekten insana bir hal geliyor.. Boş bir insan oluyorsun.. Hissiz..
Yüzüne eğildim.. Gözleri çok hafif aralıktı.. Bir an öyle mutlu oldum ki.. "Gözlerini açıyor galiba!" dedim.. "Hayır" diye bağırdı Can.. "Hayır açmıyor" mu demek istedi o sırada, yoksa olan bitene mi inanamıyordu bilmiyorum.. Ama ben biliyordum, açmıyordu gözlerini.. Ece ölmüştü, hem de çoktan..

Evde, Cem'in gözlerinin önünde yapamazdım da.. Neden hastanede kendimi yerden yere atarak ağlamadım? Nasıl çıkacak bu acı benden bilmiyorum.. Neden bir şeyleri fırlatıp kırmıyorum? Mesela şu bilgisayarı fırlatıversem yere, paramparça olsa, zıplasam üzerinde, kırsam parçalasam, o duvardan bu duvara fırlatsam defalarca... Zaten deli ediyor beni di mi? Takılıp duruyor, sıcaktan pat diye kapanıyor, yavaşladı iyice, gözden çıkardım.. Ama yapamam.. Çünkü bu ben değilim.. Yapabilsem rahatlarım belki.. Ama yapamıyorum... Hakkım ama, acımdan deliremiyorum bile.. "Acıdan deliye döndüm" diyemiyorum.. Allah'ın sabrını vermesi böyle bir şey mi? Elimde olmayan bir sabır.. Beni bile bazı bazı şaşırtan.. "Dayanamıyorum, yapamayacağım" dediğim anlar yok mu? Var.. Az..

Ama tahammülsüzüm çok.. Aptal saptal laflara, boş konuşmalara, hayattan şikayet edenlere, basit hastalıklar yüzünden bana ağlaşanlara, gereksiz muhabbetlere, saçma sapan sorulara, gereksiz ısrarlara, abartmalara hiç ama hiç tahammülüm yok.. Yok..
.
.
Ece yavaş yavaş unutulacak.. Cem onu hiç hatırlamayacak... Belki Can bile unutmaya çalışıyor..
Bana diyorlar ki "Gün gelecek, Ece'den tebessümle, neşeyle, güzel anılarla bahsedeceksiniz". Ama bana öyle olmayacakmış gibi geliyor.. Can bana "Ece ne güzel koşardı şurada.." diyebilecek mi? "Nasıl da dans ederdi, nasıl da sarılırdı bacaklarıma kapıdan girince, nasıl sulu sulu öperdi.." Diyemeyecek gibi geliyor.. Halbuki ben sadece onunla konuşmak istiyorum Ece hakkında.. Bir de Cem'le.. Onu nasıl özlediğimizi konuşmak istiyorum.. Fotoğraflarına beraber bakmak istiyorum.. Anmak istiyorum, bahsetmek, yad etmek istiyorum.. Ben bunları sadece onlarla yapmak istiyorum.. Başkalarıyla değil.. Belki de bu yüzden bu kadar kalabalığın içinde kendimi yalnız hissediyorum..

Dün sabah, komşumuzu ziyarete gittik hastaneye.. Serum damar yolundan çıkmış, deri altına gitmiş.. Kolu şişmiş.. Görür görmez "Ece'nin de olmuştu, hani havale geçirdiğinde hastanede kalmıştık ya bir gece, işte orada onun da serumu deri altına gitmişti ve kolu şişmişti. Ama ben hemen fark etmiştim. Kıyamam.. " demek istedim.. Ama galiba sadece kendim duyabildim "Ece'nin de olmuştu" dediğimi.. Devamını da getiremedim zaten..

Mutluluk dilimin ucunda.. Bir adım ötemde.. Sanki.. Ama ulaşamıyorum..
Mesele kabul etmekte.. Ettim etmesine, hem de ilk anda.. Ama devamını getiremiyorum.. Getirmek de istemiyorum..
"Sakın yaşadığın mutlu anlardan pişmanlık duyma" diyorlar.. Duymuyorum.. Mutluluk bizim hakkımız ama mutlu olduğum her anda Ece düşüyor aklıma.. Çünkü yanımda istiyorum onu.. Nasıl ki en mutlu anlarımda Can ve Cem yanımdaysa, kızım da yanımda olsun istiyorum..
.
Ece burada tam 1 yaşında.

Çok özlüyorum çok..
Anlatamam..



30 yorum:

  1. belki de senin baslatman gerekiyor..ecey hakkında konusmayi ondan bahsetmeyi senin baslatman gerekiyor..belki daha çok uzulursun diye susuyorsunuz belki can da cem de ayni şeyi istiyor ece sen bahsetmek eceyi hissetmek..

    amaaan ne bilim bana söylemesi kolay tabi..ama ne bilim belki iyi gelir..

    yazini görünce çok mutlu oldum sende mutlu ol iyi ol emi elif..

    YanıtlaSil
  2. Elif henüz çok erken. Yeterince zaman geçtiğinde, aslında senden gitmediğini, hep yanında olduğunu anlayacak ve O'nu anarken gülümseyebileceksin. Çok zor; bilincin kabullense de bilinçaltın hala direniyor kabullenmeye. O'nu sana verene sığın. Başka çözüm yok.. Allah yüreğine metanet versin.

    YanıtlaSil
  3. keşke yapabilsen kocanla karşılıklı aklına gelen herşeyi konuşabilsen ecenizle ilgili.
    oda rahatlasa sende rahatlasan.hatta cemin unutmaması için keşke onunla hergün kardeşinden,birlikte yaptıklarından konuşma şansın olsa.
    sevmiyorum ya şu keşkeleri keşkeli cümleleri, keşke hiç kurmak zorunda olmasak elifciğim.
    öpüyorum seni çok
    bu arada ilk defa sanırım ece gitti yerine, gerçek anlamında kurdun cümleni ..

    YanıtlaSil
  4. Keşke bir tesellisi olsa, tek çare zaman...

    YanıtlaSil
  5. Size ne desek de iyi gelsek demiyorum artık, çünkü zaman geçtikçe siz iyi olmaya başlıyorsunuz, hissediyorum. Hiçbir şeyi unutmaya çalışmayın zaten, yormayın boşuna kendinizi unutmak için. Yaşadıklarınız çok kötü olsa da muhteşem şeyler var ileride anlatabileceğiniz, eminim anlatabileceksiniz. İnsanların başına her zaman daha kötüsü daha kötüsü geliyor. Örneğin şimdi filistinde yaşananlar sonucunda annesiz babasız kalan minik yavruları düşünün, ya da yavrularını kaybetmiş anneleri babaları, 17 ağustosta tüm ailesini hatta akrabalarını kaybetmiş tek başına kalakalmış bir kız çocuğunu düşünün, Afrikada sıtmadan, açlıktan annesinin kucağında ölen bebekleri düşünün ve yine de şanslı olduğunuzu görün isterim. Sevdikleriniz yanınızda ve aslında gerçekten yalnız değilsiniz ve her şeye rağmen şanslısınız. Ve gerçekten çok seviliyorsunuz.

    YanıtlaSil
  6. Elifcigim, sen anlatiyorsun da biz bunu anlayamayiz cunku bunu anlamak icin... dileğim sadece cok büyük sabir ihsan etsin Allah ve ruyalarinda olduğunu biliyorum bu kadar onunla yasarken sabah kalktiginda hatirla istiyorum tum kalbimle.

    YanıtlaSil
  7. Elif, acini o kadar icimde hissediyorum ki.. Allah sana sabir versin diye hergun dua ediyorum. 8 aylik bir kizim var ve ona bakarken ece geciyor aklimdan. Keske seninle tanisabilsem ve sana simsiki sarilabilsem, azicik acini hafifletebilsem. Nolur biraz kendini rahat birak, agla, vur, kir, biraz isyan et... Senin bunlara o kadar hakkin var ki:((((

    YanıtlaSil
  8. Hep merak ediyorum günde birkaç kez mutlaka bakıyorum.Yazmış mısın ne yazmışsın... Oğlum var 19 aylık oldu Ece melek olduğunda 15 aylıktı. Eceyi öğrendiğim günden beri oğlumla her oyun oynadığımda istisnasız Ece ve annesi geliyor aklıma istisnasız her seferinde.... Cemik nasıl onu merak ediyorum çok ne yapıyor gün içinde? Daha önce yazmıştın sordu diye bir daha sordu mu?
    Yanlış anlamayın nolur asla ve asla başka yöne çekmek istemiyorum, Ece çok güzel bir melek, fotoğraflarına bakıyorum bakıyorum oğluma gösteriyorum, yeni yeni konuşuyor "Bebi bebi" diyor cici diye seviyoruz beraber öpücük gönderiyoruz.

    YanıtlaSil
  9. Sana hep güclü anne diyodum ya elifim gercekten oylesin Rabbim ozel bi guc vermis sana ama belki birazcık bırakmalisin kendini yasamalisin acini son zerresine kadar.hani bi yazinda demistin ya ben hic bencil degilim olamadim diye hep karsimdakileri düsünüyorum diye evet gercektende oylesin cemi dusunuyosun esini dusunuyosun cevrendekileri dusunuyosun hep icinde yasiyosun acini.ama acin buyuk elifim kolay degil bas etmesi tek basina belkide konusmalisin esinle yada yakin dostunla bagir cigir kir ne bilim rahatla bi sekilde icine atma elifim nasil rahatlicaksan onu yap.herzaman dualarimdasin

    YanıtlaSil
  10. Böyle bir acıyla yaşayabilmenin tek yolu Yaradan'a sığınmak gibi geliyor bana.. Gibi ama, tır' değil .

    YanıtlaSil
  11. Elif Hanım, asla yanlış anlamayın beni,annem kardeşini kaybettiğinde önce psikiyatriye ordan da psikologa gitmişti...Dayanamadı çünkü,ona anlattı,psikologun yanında patladı kırdı döktü...Kadın rahat bırakıyordu annemi...Denesen mi acaba? Bir de çocuk esirgemeye gitsen gönüllü anne olsan...Nasıl masum çocuklar var anneleri yok, bir gülümsemeleri bile içindeki Ecey'i hatırlatır sana...Biz seni anlayamayız,bunu geç bunu sana diyen de bence yanlış düşünüyor...Hayat akıp gidiyor malesef,durduramıyoruz...

    YanıtlaSil
  12. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  13. Ne deyim ne yazayım her türlü teselli cümlesini duymuşsundur yada teselli edeceğim derken batıran patavatsızları,yeryüzünde ki hiç bir söz hiç bir cümle gerçek manada teselli edemez can paresini kaybeden bir ananın yüreğini,evladını kaybetme fikri bile insana çok ağır gelirken hangi cümle teselli etsin ki senin anne yüreğini....ama bir şey var var var var seni huzura erdirecek,en daraldığın en bunaladığın anlarda al abdestini koy başını secdeye içinden ne geliyorsa konuş yaradanınla ağla,sor ona!!!!hani yazılarında diyordun ya hiç isyan etmedim diye,neden benim başıma geldi demedim diye!!!! nice iman sahiplerinde yok sende ki bu inanç bu teslimiyet,tanıdığım bir çok inançlı arkadaşım senin duruşunu sergileyemedi,rabbimin ışığı senin içinde ona sarıl,yaradanınla konuş ki rahatlasın yüreğin kuş gibi hafifle.ara ara yazıyorum ama yine yazacağım Seyfettin Bulutun CENNET ÇOCUKLARI kitabını oku lütfen,kafanda ki deli sorulara cevap olsun...anne yüreğini anne yüreklerimiz anlar....ama acını en iyi sen bilirsin,eğer bilmeden seni üzecek bir şeyler yazdıysam affet olur mu elif...........

    YanıtlaSil
  14. Allahım böyle bir güzellik nasıl özlenmez
    sana sabır dilemekten başka birşey gelmiyor elimden ne olur güçlü ol

    YanıtlaSil
  15. Elif, ilk günlerdeki bir yazında, o anı anlatmaya, paylaşmaya hazır değilim demiştin ama bak o gün geldi ve hislerini anlattın. Yaşadığını yaşamayan bilemez, seni tesellide edemez ama hep ne diyorlar acılar hep ilk günkü gibi kalsa insan yaşayamaz. Tahmin ediyorum yüreğin hafifleyecek, acın bir nebze azalacak. O günler gelmezse olamazki...

    YanıtlaSil
  16. 💝 sen güçlü olmak zorunda değilsin.. İçinden ne geliyorsa onu yap.. O dibsiz kuyudan çıkacaksın inanıyorum.. Ama şimdi ama yarın .. Seni seviyorum

    YanıtlaSil
  17. "Ama tahammülsüzüm çok.. Aptal saptal laflara, boş konuşmalara, hayattan şikayet edenlere, basit hastalıklar yüzünden bana ağlaşanlara, gereksiz muhabbetlere, saçma sapan sorulara, gereksiz ısrarlara, abartmalara hiç ama hiç tahammülüm yok.. Yok.."
    Öyle haklısın ki...

    Aklıma o kadar çok geliyorsunuz ki tahmin edemezsin. Teselli edecek hiç bir kelime cümle bulamıyorum. Hepinizi çok seviyorum sadece

    YanıtlaSil
  18. elif bağır çağır kır dök..lütfen yap bunu..acını dışa vur rahatlayacaksan biraz olsun..

    YanıtlaSil
  19. Beni gozyaslarina bogdun canim.. 😔

    YanıtlaSil
  20. Hem anlatıp hem ağlayıp hem de güleceğiniz zamanlar gelecek Elif. İlerisi bilinmezlik gibi görünse de o vakit geldiğinde çok şaşıracak olsanız da, evet gelecek o günler.
    Nasıl da koşarıd diyeceksiniz eşinize ya da o size bir anı hatırlatacak. Hem özlemden ağlayıp aynı anda da o güzel anınıza tebessüm edeceksiniz.
    Babam daha annemin hastalığını ilk öğrendiğimiz gün bize, hayatımız bundan sonra bir daha eskisi gibi olmayacak, dedi. Evet olmadı. Çok çok zor oldu ama yine de çok mutlu olduğumuz gülmekten karnımızın ağrıdı sabahlara kadar eğlendiğimiz bir çok gün yaşadık. Annemi hiç unutmadık hemen her gün ondan bahsettik bazen ağlayarak bazen gülerek. Yaşadık gittik.
    Şimdi evet anlamsız geliyor ama zaman cidden işe yarıyor. Allah'ın sabır diye verdiği şey zaman sanırım. Zaman geçtikçe acı gitmiyor evet ama yaşıyor insan yine de, gülüyor eğleniyor.
    Biraz daha zaman sadece ...

    YanıtlaSil
  21. Hep şunu dedim ben yaşadığımız acının ardından. Herkes farklı yaşıyor acıyı. Tıpkı sevinçleri, üzüntüleri, heyecanları, korkuları farklı yaşadığımız gibi. Paylaşmak azaltıyor mu acıyı bence azaltmıyor. Belki bir nebze rahatlıyor insan ama acı aynı yerde belki artarak duruyor. Ama içini dökmeli insan içinden ne gelirse onu yapmalı kırmalı dökmeli bazen. Keşke yapabilseniz keşke yapabilsek. Bazen kaçıyorum bende acımdan aklıma gelen gözümün önüne gelen sahneleri kovaliyorum. Bir sonraki seferde daha şiddetli daha yıkıcı oluyor. Yapın ne olur kırın dökün. Böyle çok zor oluyor.

    YanıtlaSil
  22. Bir sevdiğimiz gittiğinde nedense bir süre gizli bir anlaşma yapmışcasına konusamiyoruz hakkında. Sen konuşmuyorsun karşındakinin acısını katlarsın belki diye.. karşındaki de aynı düşünce ile susuyor. Ama belli bir süre gecti mi otomatikman konusulmaya ve tatlı bir anı gibi anılmaya başlıyor.. kendiliğinden oluyor bu.. ama içindeki burukluk öylece kalıyo..

    YanıtlaSil
  23. Yasadiklarinizi ve hissettiklerinizi o kadar çok anlıyorum kiii ... bende meleğimi kaybettim... ilk bebeğimdi... zor bi dogum sonu kuvoze alındı ve 11gun yaşadı.. Evet sizin kadar vakit gecirmedim, buyutemedim, emziremedim, opemedim amaa o anneligi daha karnimdayken yaşattı bana... Sabır yaranın içinde Yaradani görmektir. İnanıyorum ki Rabbim dünyada bizi Seçti ve öbür dunyamiz iiçin bi güzellik verdi ve aldı yanına. .. neyi nasıl yaşamak istiyorsanız öyle olun aman. . Bende ölümünü duydugumda bagiramadim aglayamadim... cenazeden sonra da bağırıp çağıramadim.. içe atınca da olmuyor ama en azından bagirip çağırıp isyan etmedim şükür. .SŞimdi bi evladım daha oldu. Bu bebeğim de erkek oldu ve yine imtihandayim çünkü down Sendromlu doğdu *-* Rabbimizin verdiği de aldığı da imtihandir biliyoruz şükürler olsun. . Rabbim diğer evladiniza hayırlı ömürler nasip etsin. .. Ece'niz Hifa'mla Cennet bahcelerinde koşup oynuyordur şimdi inşallah *-* Rabbim daraldiginiz anlarda gönül genişliği versin size... Sevgiler ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah sizin de yardımcınız olsun...

      Sil
  24. merhaba..
    çok şükür ki bebeğinizi kucağınıza aldınız. çok umut verici ben de hamileyim şimdi, 33 haftalığız. bu sefer oğlum olacak. ben de kaygılarımdan kurtulup umut dolu olmak istiyorum. son postunuzu okurken bu yazınız gözüme çarptı. kendimi bir konuda yalnız hissediyorum ama yalnız değilmişim. evet, insan nasıl olur da bebeğini o şekilde ilk gördüğü an, üstelik yüzü bana dönük bile değilken, emin olur öldüğünden ve o hali nasıl yakıştırır ona? ben de lllk en ilk gördüğüm an aynı şeyleri düşündm ve hissettim. bir konuda yalnız olmadığğını bilmek insana bir mana da rahatlama veryor o da şu ki; deli değilim. demekki bu düşündüğüm bu yaşadığım normal. aklımı oynatmıyorum dedirtiyor ve bu manada şükrediyor insan... sizinle duygularımı paylaşabiliyor olmk sevindirici çünkü tek anlayacak olan sizsiniz. yadırgamayacak yargılamayacak vs.. yazılarınızı okuyunca, benim yüreğimi okuyor da yazıyorsunuz gibi... rabbim bir daha bize bunları yaşatmasın. evlatlarımızla bir ömür nasip etsin... sevgiler...

    YanıtlaSil
  25. hiç anlatılmaz ki.... hiç hem de...keşke biraz olsun hafiflese senin acılarını ben de ağlayınca...

    YanıtlaSil
  26. Sana sarılmak geldi içimden sıkıca ve okuma biterken farkettim ki Nasıl sıkmışım kendimi , çözülünce vücudum rahatladı bir an . Nasıl dua etsem bilemedim
    İnşallah tekrar KIZIn olur desem , gidenin ne yerini tutar ne acısı senden gider. Tek diyebileceğim Hakkı'nda hayırlısı ne ise o olması . Mutlu olursunuz inşallah , diğer dünyadaki Ece de ( gerçi cennete mutlaka mutludur ) ama olsun biz gene de dua edelim

    YanıtlaSil

Çok güzel yorum yazıyorsunuz.. Ne de güzel yazıyorsunuz.. Azcık daha yazsanıza..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

ibibikler

10 Kasım (2) 118 (1) 19 Mayıs (1) 2012 (1) 2013 (1) 23 Nisan (1) Abur Cubur (1) Adım Adım Paris (15) ağaç (1) aile (1) Alaçatı (1) Alış-Veriş (1) Alsancak (1) Amatör Radio (4) Ameliyat (1) Amsterdam (1) Amsterdam Gezisi (1) Anı (1) Anne (2) Anneannem (1) Anneler Günü (2) Anten (1) Asburger (1) Askeri Müze (1) Atatürk (4) Ayakkabılık (2) Baba (1) Baby Shower (1) Bağlama (1) Bahçe (11) balık (1) Barbie (1) Bastille (1) Bayram (6) Bebek (8) Bebek şekeri (2) Bere (1) best seller (1) beyne format (1) biberon (1) biberon kurutma (1) Bilmece (1) Bir Nevi Gastronomi Gezisi (1) Biri ADSL (1) Bit Pazarı (1) Biten kitap (1) Bitki (1) blogger kota (1) boyamak (1) Böcek (1) BTT (1) Bulb (2) Bumerang (1) cağ (1) Canavar (2) canon (2) Cem (18) Cemik (41) Cemik Ve Hayatın Zorlukları (2) Chatelet (1) Châtelet (1) Contest (2) cüzdan (1) çağ (1) Çamur (1) çanta (2) Çekiliş (10) Çekiliş Sonucu (3) Çeşme (12) Çeviri (1) Çeviri hataları (1) Çiçek (3) Çiğ Börek (1) çikolata (1) Çocuk (6) çocuk zaptetmek (1) Çocukluk (6) Dekor (9) Denedim (1) Deprem (1) DIY (7) Dikiş (2) Dilek (1) Dinozor (1) Diş (1) Diş Buğdayı (3) Diş Kurabiyesi (1) Diş pastası (1) Diş Sağlığı (1) Diyet (1) Doğal Yaşam (15) Doğumgünü (13) Doğumgünü Teması (5) Dolandırıcılık (1) Dolunay (1) Dost (6) Dükkan Vukuatları (1) Dünya Tiyatrolar Günü (1) E-Bay (1) Ecey (6) Ecey ve hayatın zorlukları (1) Eiffel kulesi (1) Ekmek (1) El Ayak Ağız Senromu (1) El emeği (13) El işi (16) el yapımı (3) Elfony Mutfakta (2) Elmo (1) emdr (1) en son ben duyarım zaten (1) Enstruman (1) escargot (1) Eskici Elfony (3) Esnaf Lokantası (1) eşeğimi kaybedip buldum (1) etamin (1) ev işi (1) Ev Yemeği (1) Evlilik Yıl Dönümü (1) fast food (1) Festival (1) Flypgs (1) fotoğraf çekimi (1) fox (1) Gare de Lyon (1) Gezi (10) Gıda Çarşısı (1) Gidelim Gömelim (19) Giritli (2) Gitar (1) gülgün sharafat (1) Günaydın (1) Günlük (4) hafta özeti (69) Ham Radio (1) Hamilelik (2) Hastalık (4) Hatıra (22) Havale (2) Hayal (1) hayatın zorlukları (1) Hayvanlar alemi (2) Hediye (9) Hekimköy (21) hhandesign (1) Hıdrellez (1) hikaye (1) Hobi (4) Huzur (1) ıldırı (1) içeride çocuk var (1) içimdeki çocuk (1) ikbush (3) ilaç (1) ilk adımlar (1) ilkler (1) instagram (73) istanbul üniversitesi (1) isyan (3) İştahsızlık (1) iyi ki saklamışlar (4) izmir (2) Kabak (1) kabızlık (1) Kabus (1) Kadın (1) Kadınlar Günü (1) Kağıt Çiçek (1) Kağıt Ponpon (2) Kanaviçe (2) kar (2) Karatahta (2) kardeş (2) Karşıyaka (2) kaynar (1) Kebap (4) Kedi (2) Kek (2) Keman (1) kış (2) Kız (2) Kilo vermek (1) kitap (4) Kocci (7) kuaför (1) Kukla (1) Kurabiye (3) Kusmak (1) Kuytu Restaurant (1) kuzen (1) Kuzenler (1) Lal (1) Lale (1) Lazımlık (1) Le Vieux Belleville (1) liman restaurant (1) loğusa (1) Lokanta (3) Louvre (1) Mahfel (1) Mangal (2) Marmelat (1) Masal (1) Mendil Bebek (1) Meyve (1) Midye (2) Mikrodalga (1) Mizithropides (1) Moda (2) Mum (1) Mutfak (12) Müze (2) Nar (1) Naz (2) Notre Dame (1) Oje (1) Oklava Modeli (1) organik (2) Ot Festivali (1) Oyun (2) Oyuncak (3) Öğretmenler Günü (1) Öğretmenlik (1) Örgü (4) Örgü Modeli (1) Özel Gün (2) Özür (1) Pamuk Helva (1) panjur (1) Paris (13) Paris Gezisi (12) Parti (2) pasta (2) Patlamış Mısır (1) Pegasus Hava Yolları (1) Pelur Kağıt (1) Pembe (2) pembe panjurlu ev (1) Pigale (1) Pilor Stenozu (1) pinterest (1) Pisuar (1) Piyano (1) Pizza (1) Portatif (1) Pratik Tarifler (3) psikolojik tedavi (1) Rakı Balık (1) Ravioli (2) renk (1) Renkler (1) Restoran (10) Rezalet (1) roman (1) Sacre Coeur (1) saç traşı (1) Sağlık (1) Saklamak (2) Salgın (1) salyangoz (1) Seramik (1) Sevgililer Günü (1) Silinen Fotoğrafın Kurtarılması (1) soğuk (1) sosyal sorumluluk (1) Spor (1) Sugato (2) Süleymancık (1) Süt (1) Süt Aknesi (1) Şeker Bayramı (1) Şifa (2) şişe kesmek (1) TA3GO (2) TA3YE (3) tatlı (1) Tavuk suyu (1) TC3EC (3) tedavi (1) Terör (1) tığ (1) Tiyatro (2) Topiary (1) Topuklu (1) Torbalı (1) Tuvalet (3) Tuvalet Eğitimi (2) Unlu Mamul (1) Urla (2) Usta (1) uyku (2) uyku arkadaşı (1) Uyku Düzeni (3) uyku eğitimi (2) uyku rutini (1) Vazgeçemediklerim (1) Vefaat (1) Venedik Pizza (1) Veri Kurtarma (1) video (2) Vine (1) Wurst (1) yağmur (1) Yalan (1) yardım (2) yasak (1) Yaş günü hazırlığı (1) yaz (1) Yaz Yemeği (1) yazlık kışlık (1) Yemek (40) Yeniden Başlıyorum (1) Yeniyıl (7) Yılbaşı (7) Yılmaz İpek Saz Sarayı (1) Yoğurt (1) Zafer (1) Zeytin (3)