17 Şubat 2012 Cuma

Cemik ve Uyku Düzeni

Sürekli bu konuyla ilgili mail alıp duruyorum.. Bugüne kadar yazmamıştım çünkü ben bu konuda uzman ya da bilir kişi değilim.. Birçoğunuza yöntemim belki yanlış bile gelebilir.. Ben yardımı dokunabilecek arkadaşlar olduğunu bildiğim için yazıyorum.. ;)
En güzeli baştan başlamak..
Cemik'in bugünkü uyku düzenini anneme borçluyum.. Bunu söyleyerek başlamam lazım.. Tabi ki hamileliğimde birçok kitap da okumuştum.. Ayrıca Zehru'mun da deneyimlerinden çok yararlandım. Bilgi kolajı uyguladım da diyebiliriz..
Cemik doğduğunda annemin bana birkaç tavsiyesi oldu.. Dedi ki:
"Benden sana tavsiye.. Sabahları Cemik erken uyandığında onu tekrar uyutmaya çalışma. Gece uykusu saatinden sonra da odasından dışarıya çıkarma"
Bunların sebepleriyse şöyle..
Sabah erken uyanan bebeği tekrar uyutmamanın mantığı çok basit.. Gece ve gündüzü daha çabuk öğrenmesi.. Erken kalkıp, erken yatacak olması..
Biz Cemik'i doğduğundan beri -ekstra durumlar hariç- her gün yıkadık ve yıkamaya devam ediyoruz.. 
Göbeği 7 günlükken düşmüştü.. O günden beri her gün yıkanıyor.. Banyo saatini -bizim deyimimizle benyo saati- uyku saatinden hemen önceye denk getirdik.. Böylece her akşam banyoda rahatlayan bebek uykuya çok daha rahat geçebiliyor.. Bir süre sonra da banyodan sonra uyku saarinin geldiğini öğrenmiş oluyor, Pavlov'un köpeğinin hikayesi de diyebiliriz ;) (Gerçi bizim ilk 2 ayımız için söyleyemiyorum bunları malesef, malum pilor stenozu rahatsızlığından bahsetmiştim)
Banyodan sonra Cemik'i emzirip beşiğine bırakıyordum.. Ninni de söyledim, saatlerce beşiğinde de salladım.. Ama pes edip odadan dışarıya çıkarmadım.. (ilk iki ay maalesef çıkartıyorduk çünkü bizde hiç uyku yoktu.. Zavallım doyamadığı için uyuyamıyordu, ağlıyordu, sürekli kusuyordu.. Ama yine de salonun ışığını kapalı tutuyorduk) Gece uykusu saatlerinde ışık görmeyen bebek o saatlerde uyuması gerektiğini, oyun oynama saati olmadığını daha çabuk öğreniyor..
Zaten en zoru ilk üç ay..
İlk üç ay Cemik'i ağlatmadım (yine de arada gıkladığında hemen koşturmuyordum, genelde tekrar uykuya dalıyordu).. Artık bunu herkes biliyordur, ilk üç ay bebek kendi kendini avutamıyor ve annesine ihtiyaç duyuyor.. Bu noktada da her ağladığında emzirmemek kilit nokta.. Ninni söyleyerek, kucakta sallayarak ya da emzikle avutmaya çalışın.. Ağladığında meme verdiğiniz bebek memeye alışır ve sadece keyfi için meme ister ve hatta inatlaşır.. Bebekler anne babasını kullanmayı çok iyi bilir.. Biraz katı olmak her zaman iyidir..
İlk üç aya kadar şanslı anne babaların bebekleri çoktan uyku rutinini bulmuş olabilir.. Ama biz şanssız olanlar için tavsiyelerim devam ediyor :)
Üç-dört aylık bebek demek annesini babasını tanıyan ve sömürmeye planlanmış bebek demektir :) Her gece yıkamaya ve odadan çıkarmamaya devam.. Ben resmen yatak odasında yaşıyordum.. Akşam yemeklerinde Kocci'nin yatağa yemek getirip ağzıma sokuşturduğu çok olmuştur.. Neyse.. Devam ediyorum..Memede uyutmaya alıştırmamak zaten baş kural.. Emerken uyuyakaldığı zamanlar için yapacak bir şey yok, sefası olsun ;)
Bu noktada bebeğin altının temiz, karnının tok olduğundan eminseniz ama yine de bebek uykuya dalmak için illa sizi istiyorsa biraz ağlatmanın zamanı gelmiş demektir.. Ben banyodan sonra emzirip yatağına bırakıyordum, biraz ağlamasına izin veriyordum.. Birkaç günde ağlaya ağlaya yorulup kendi kendine uykuya dalmayı becerir olmuştu.. Hatta şarkı söyleyerek uyumaları da başlamıştı ki o dünyanın en güzel sesi oluyor o dönem sizin için.. :) O günlerde tutarlılık çok önemli.. Benim en büyük destekçim Kocci'm ve annemken maalesef başta anneannem olmak üzere kayınvalidem de hiç destek olmadı.. Sürekli "ama çok ağlıyor, kıyamadım ben ona" sözlerine maruz kalıyorsunuz ve bir yerden sonra pes ediyorsunuz.. Onlar gidip "sizin için zor olan (!)" uyutma işini yapıveriyorlar.. Onlar için ağlamasına aldırış etmeyen bir anne oluyorsunuz.. Halbuki o iş öyle değil.. Bu dünyada bebeğinizi sizden fazla kimse sevemez ve iyiliğini başka kimse sizin kadar düşünemez.. Tabi ki bebeğinizi siz de uyutabilirsiniz ama mesele zaten uyutmak değil, bir eğitim vermek.. Ve ben onlara derdimi anlatana kadar o kadar çok uykusuz geceye maruz kaldım ki.. Artık durup durup ağladığım oluyordu.. Bu yüzden bebeğinize uyku eğitimi vermeye karar verdiğinizde birkaç hafta misafir kabul etmemeye çalışın.. Ya da önce herkesi ikna edin.. Aslında size destek olması gerekenler onlar.. Bunu anlamalarını sağlayın..
Bebek ne kadar küçükken bu eğitimi verirseniz o kadar iyi.. Büyüyünce çok daha inatçı oluyorlar..
Cemik kendi kendine uyumayı 4,5-5 aylıkken öğrenmişti.. Ondan önce de kendi kendine uyuduğu oluyordu ama huysuzluk yaptığı günler daha fazlaydı.. Tam bu dönemde yazlığa, anneannemin yanına gittik.. Bir anda şımaran Cemik tekrar geceleri kendi kendine uyumaz oldu.. Uyusa bile saat 22:00 dedin mi uyanıyordu.. O saate acıkmasının imkanı yok.. Uyku saati 20:00.. Uyumadan hemen önce emziriyordum.. 5,5 aylıkken pirinç muhallebisi vermeye başladım akşam yemeği olarak.. O da fayda etmedi.. Sebebi çok basit.. Karnı zaten toktu.. Tek yaptığı şımarıklıktı.. Eh malumunuz yufka yürek anneannem yüzünden ağlatamıyordum da..
Neyse efenim... Cemik 6 aylıkken eve döndük.. Döndüğümüzün ertesi günü ağlatmaya karar vermiştim çünkü her gece 4-5 kere uyanmaktan fenalık gelmişti..
Akşam banyosundan sonra güzelce emzirdim.. 
Uyku oyuncağını eline verdim, ışıklı müzik kutusunu açtım, öptüm ve çıktım.. Sorunsuz uyudu.. Buraya kadar sorun yok zaten.. Ama iki saat sonra telsizden ağlama sesleri duyuldu..
İşte bu noktada neden bu işi bebek minikken yapmamız gerektiğini anladım.. Cemik çok erken ayaklanmış bir bebek.. 6 aylıkken hem dört nala emekliyordu hem de tutunarak kalkabiliyordu.. Dolayısıyla ağlamaya bıraktığım Cemik bir King Kong edasıyla hem bağırıyor hem de yatağının parmaklıklarını sarsıyordu..
5-10-15-20 tekniğini uyguladım..
5 dakika ağlattıktan sonra odaya girdim, su verdim, avutmaya çalışıp çıktım odadan.. Odada geçirdiğiniz vakit sadece 1 dakika olabilir.. Fazlası yasak..
Ama avunmayan Cemik daha beter cozutup bağırıp çağırmaya başladı.. Bu sefer 10 dakika beklememiz gerekiyordu.. Sesi yüreğimi dağladı.. Hatta göz yaşlarımı zor tuttum.. Kocci destek olmasa yapamazdım..
10 dakikanın sonunda 1 dakikalığına daha içeri girmeye hak kazandım.. Girdim, kucağıma aldım (aslında kucağa almak tavsiye edilmiyor ama ben almıştım kucağıma) 1 dakika ninni söyledim, yavaşça bırakıp çıktım.. 15 dakika ağlatma sırası gelmişti.. Ama sadece 5 dakika ağlayan Cemik uykuya daldı..
O nasıl bir mutluluk anlatamam..
Yatmadan önce odasına girip emzirdim ve ne oldu biliyor musunu? Sabaha kadar 4-5 kere uyanan Cemik sadece bir kere uyandı ve onda da tekrar kendi kendine uykuya daldı.. Hem de 5 dakika dolmadan..
Eğer uyumasaydı 5-10-15-20 tekniğini tekrar tekrar uygulamam gerekecekti..
Ertesi gün tekrar ağlatmama gerek kalmadı.. Cemik durumu hemen kabullendi.. Gece uyandığında 5 dakikaya kalmadan tekrar dalıyordu.. Bu ağlatma seansları genelde maksimum 1 hafta 10 gün sürüyormuş.. Ama ben daha o kadar uzun sürenini duymadım..
Unutmadan söylemem gereken bir şey daha var.. Bebeğinizi ne kadar erken kendi odasında yatırırsanız o kadar çabuk alışır deliksiz gece uykusuna..
Biz eve dönene kadar mecburen Cemik'le aynı odada yatıyorduk.. Park yatakta yattığı için uyanınca beni görüyordu ve kendi kendine uyumak yerine avutulmayı tercih ediyordu.. Zaten görmese bile hissediyorlar.. Minik canaforlar.. :)
Gece 12 emzirmesini de 8 aylıkken bıraktım.. Bebeğinizin uyku terbiyesini daha erken verebildiyseniz 6 aylıkken de kesebilirsiniz gece 12 emzirmesini.. Yani Cemik 8 aylık olduğundan beri 19:30 da yatağa giriyor, 20:00 de kendi kendine uyumuş oluyor.. Sabahları da 7:30-8:00 gibi uyanıyor.. Uyanınca ağlamıyor, 8:30 a kadar oyalanıyor.. 8:30 dan önce yataktan almıyorum.. Dolayısıyla biz de uykuya doymuş oluyoruz.. :)
Gündüz uykularınaysa Cemik 5,5 aylık kadarken kendi kendine karar verdi.. Daha önce de gündüz uykusuna yatıyordu ama saatleri değişiyordu sürekli.. 5,5 aylıktan beri sabahları 11-13:00 arası ve akşam üstleri 16:00-17:30 arası uyuyor..
Yemek saati 18:30, yatak saati de 19:30 en geç 19:45..
Aralardaki uykularına da gece yatırır gibi alıştırdım.. Öpüp yatağına bırakıyorum ve odadan çıkıyorum.. Oyalanıp uyuyakalıyor.. Şimdilerde akşam üstü uykusunu uyumadığı oluyor.. Yine de yatağından almıyorum, en azından dinlenmiş oluyor.. Dinlenmediğinde akşamları huysuzlaşabiliyor.. 15 aylık olduğunda günde bir kere daha uzun uykuya geçeceğiz.. Zaten aslında buna biz değil bebekler karar veriyor.. Hissettiriyorlar doğru zamanı..
Bir de bebeğin yatakta sadece uyunduğunu bilmesi de önemli.. Yani yatağında oyun oynatmayın.. Bu sefer, uyuyacak mıydım? yoksa oyun mu oynayacaktım? diye kafaları karışabilir.. 
Son olarak sözüme şu şekilde son vermek istiyorum: "Ağlatmaya karşıyım" diyen anne babalar, bence siz şanslı kesimsiniz.. Her gece 4-5 kere kalkıp en az yarım saat bebek uyutmaya çalışmamışsınızdır.. Aylarca uykusuz kalmak ne demek bilmiyorsunuzdur.. O yüzden yargılamadan önce kendinizi bizim yerimize koyun.. 
Ve uzaktan bakınca çok disiplinli duruyor olabiliriz ama unutmayın ki Cemik çok mutlu bir bebek.. Ben buna disiplin yerine düzen ve günlük rutin demeyi tercih ediyorum.. Yanlış bir şey yapıyor olsaydım Cemik bu kadar huzurlu olmak yerinde huysuz bir bebek olurdu.. 
.
.
Yeni anne babalara buradan sabır ve şans diliyorum :)

27 yorum:

  1. Çok yararlı bi yazı olmuş.. Benim kızım daha 2,5 aylık ama uyku ile ilgili herşeyi okuyorum. Siz güzel bir düzen tutturmuşsunuz, darısı bize:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah her şey istediğin gibi yolunda gider :)

      Sil
  2. Elif'im ne guzel anlatmissin :)xxx

    YanıtlaSil
  3. Yazmanız çok iyi olmuş. Herkesin kendine göre bir yol izlemesi lazım ama bilinen bir takım bilimsel gerçekler de var bu konuda.
    Ben iki çocuğumda da uykuyla ilgili hiç bir sorun yaşamadım. (diş çıkarma, hastalık durumları hariç tabii ki)
    Okuduğum kitaplardan birinde şöyle yazıyordu, uyku öğrenilmesi gereken bir proses. Yani yeni doğan gece-gündüz farkını, uyuması gereken zamanı bilmez. Bunu bizim öğretmemiz gerekiyor. Ve Türkiye`de çocukların uyku sorunu hep vardır ve sanki buraya özgü bir sorundur:)Tıpkı sezaryen gibi.
    Bebeğin özellikle anneyle yalnız kalıp tanıma aşamasında kapı kapı eş-dost ziyaretleri yapıp, çocuğun ritmini bozup ondan sonra da neden uyumuyor derler. Çocuk ancak belli bir yaştan sonra istisnai durumları anlar, bebek yaşlarda bunu anlaması bir yana sizin de dediğiniz gibi kullanır.
    Ben de sizin gibi yapmıştım, bazılarına katı gelmişti hatta. Ama öyle de olması lazım, anne olarak zaten ağlamanın ne dozda olduğunu hisseder insan. Canı mı yandı, sıkıntısı mı var, hasta mı vs. bu durumların hiç biri yoksa gidersin biraz ninni söylersin, okşarsın, sakinleştirip gene uyumaya bırakırsın. Pes edildiği an olayın bittiği andır zaten. Ondan sonra ne yapsanız düzene geçemezsiniz.
    Bu konu uzun...
    Şimdi benimkiler nasıl derseniz, ikisi de hafta içi 8-9 arası yatar. Hafta sonu daha geç saatte. İkisi de bilinçli bu konuda...
    Bir de şöyle bir kanı vardır ya, nasıl olsa okula başlayınca düzene girer. Hiç öyle olmuyor, nasıl başlarsa öyle gidiyor. Çocuk erken yatmayı bilmiyorsa, az uyuyup okula öyle gidiyor. Zorla ve isteksiz...
    Of neler duyuyorum sınıf annelerinden...Çocuklar dizi seyrediyorlar, seyretmeden uyumuyor lafını çok sık duyuyorum. Hayret içinde dinliyorum:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle aynı şekilde düşünüyoruz.. :)
      Diziyi geçtim magazin programı izletenleri bile duydum.. Annesi babası yatmadan yatmayanı da çok var..
      Ama maalesef bundan şikayetçi aile çok az..

      Sil
  4. Hani etraftan destek çok önemli demişsin ya. En hassas konu. Duyduğum kadarıyla yeni annelere herkes birşey söylüyor. Onları ekarte edip kendi doğrunu uygulamak zor sanırım. Bravo diyorum size! Şu anda 27 haftalık hamileyim. Ben de senin gibi yatağında tek başına uyuyamaya alışması gerektiğini düşünüyorum bir an evvel ama becerebilir miyiz bilmiyorum. Ayrıca öyle anne olmadan konuşmuş gibi olmayayım ama düzen olmalı mutlaka. Çocuk düzeni ve rutini bilmeli diye düşünüyorum. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle ben de senin gibi düşünüyorum.. En iyi şekilde yapacağından da eminim :) yeter ki kararlı kal.. ;)

      Sil
  5. 18 günlük bir bebeğim var ve bende uyku düzenini nasıl oluşturabilirim derdindeyim.yazınız çok güzel ve bilgilendirici.emeğinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler :) Bebeğiniz hayırlı olsun.. Minnacıktır o şimdi.. Maşallah :)

      Sil
  6. Allah ben bu bebeği yerimm maşallah :))

    YanıtlaSil
  7. yalnızca şurda hatalı düşünüyorsunuz...Her mutsuzluk hemen ortaya çıkmazki...Uyku konuusnda ağlatma tekniği normal şartlarda 3,5 yaşında bağımsızlığını ilan etmesi gereken bebekler için bu süreci zorlaştırıyor.Dediğim gibi henüz bu durmdan mutlu oldugunun kararını şu anda veremeyiz..
    ki cümlelerimden anlaşıldıgı kadarıyla ağlatmaya karşı olan taraftayım:) iki yıl çocugunu yanında yataıran,emziren.ikinci yıl sonunda aynı odada ama farklı yatakta yatıran .üç yaşında ben kendi odamda yatmak istiyorum diyen bir çocugun annesi olarak yazıyorum bunları...
    her anne kendi çocugu için doğru olana karar verecektir elbette...ama her davranışın karşılığını hemen almayız...ergenlik ektiklerimizi biçtiğimiz dönemdir misal...ya da 3 yaş...kesin yargılar için zamana ihtiyacınız oldugunu düşünüyorum...kolaylıklar ve bol uykular...tugba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cem'e hamileyken okuduğum ve bebeği ağlatmanın psikolojisine hiç bir zararı olmadığını savunan kitapların listesini daha sonra bu yazıya eklemeliyim sanırım.. Ayrıca dediğim gibi ben de bu şekilde büyütülmüşüm, kardeşim de bu şekilde büyümüş.. Cem de 6 aylıktan beri kendi odasında ve kendi kendine oyun oynayarak uyumaktan şikayetçi değil.. En azından tepki verebilecek büyüklükte ve istediği zaman çok güzel tepki verebiliyor..
      Ayrıca aynı yatakta yatmak tamamen sizin tercihiniz.. Saygı duyarım.. Ben bunu asla istemezdim.. Eşler arasındaki özel hayatı bitireceği gibi çok da tehlikeli.. Maalesef anne ve babasının arasında kazayla hayatını yitiren bebekler var hem de hiç de azımsanacak sayıda değil.. Beraber uyumayı onaylayacak tek bir uzman bile tanımıyorum :) ya da böyle bir yazı şimdiye kadar hiç karşıma çıkmadı.. 3 yaşındaki çocuk zaten artık kendine özel yaşam alanında yaşamak ister.. Bir yaşından uzun süre emzirmenin ileri yaşlarda içine kapanıklık yarattığını savunan yüzlerce uzmana ters düşünen uzmanlar var ama beraber yatma konusunda böyle bir şeye hiç rastlamadım..
      "henüz bu durmdan mutlu oldugunun kararını şu anda veremeyiz.." e cevaben şunu söylemek istiyorum.. Buradaki mesele yalnız uyurken mutlu mu değil mi konusu değil.. Eminim ben uyutsam ya da beraber koyun koyuna uyusak çok daha fazla mutlu olur.. Ben bu durumdan mutlu demiyorum.. Ama genel olarak huzurlu bir bebek.. Huzursuz değil..
      Ben sizin gibi alıştırsaydım muhtemelen şu an işe başlarken çok sıkıntı çekiyor olurdum.. Belki siz çalışmak durumunda değildiniz? Ya da akşamları annemlere emanet edip bir yemeğe ya da sinemaya gidemez durumda olurdum.. Onların da çocukla yatağa girmesini bekleyemem sonuçta.. Gece 12 lere kadar oturamayacağına göre hiç bir yere gidemezdik..
      Herkesin doğrusu kendine doğru tabi ki.. Ama şu da bilimsel bir gerçek.. Bir bebeğin 20:00, en geç 21:00 de uykuya geçmiş olması gerekiyor.. Büyüme hormonları en çok bu saatlerden sabah saatlerine kadar uykuda salgılanıyor.. Siz de çocuğunuzla saat 21:00 de yatıyorsanız o zaman sorun yok..
      Ve son olarak bence de her davranışın karşılığını hemen alamayız.. Bu konuda size sonuna kadar katılıyorum :)
      Sevgiler..

      Sil
    2. Sevgili Tugba, sizi cocugunuzla 3 yasina kadar yatmanizi yadirgamiyorum, emzirmenizide bu tamamen kisisel bir tercih ve saygi duyarim, fakat 2 yasina kadar ayni yatakta yatirmis ve 3 yasina kadar ayni odada olan bir cocugunuz olduysa (cocuklarimiz ne kadar seversek sevelim) esiniz hic bir zaman bunu sorgulamadi mi, anne olmak, tamamen kendinizi ve esinizi unutmak degildir ki, benim uc cocugum var, ikizleride bu teknikle alistirdim ve gayet mutlu, sorunsuz ve soz dinleyen cocuklar. Elbetteki her cocuk gibi sacmaladiklari zamanlar oluyor fakat, bu aglatma teknigindeki mantik cocugu birak, cigerleri patlayana kadar aglasin, kendini guvende hissetmensin gibi bir mantigi yok ki, tam tersi ozellikle uygulanan kademe kademe annenin yada babanin girmesinden dolayi bir cok arastirmada bununla buyumus cocuklarin anne ve babaya daha cok guvendikleri ve her zaman onlara geri geliceginden emin olma duygusu ile buyuyen, kendinden emin olarak yetisen cocuklar olusuyor, bunlar uzerinede bircok istatistik yapilmistir. Ben en minigim suanda 13 haftalik, kimisine gore tamamen bir caniliktir benim her hangi bir sekilde aglatmis olmam ama degil, ben onu huzurlu bir sekilde yikadiktan sonra, emziriyorum, (emzirirken yatiyoruz yanyana,oksayarak,muzik dinleyerek gecen bir zaman) bebek bu devrede istedigi anne kokusu ise aliyor, sefkatinide, sonra gazi ciktiktan sonra,uyanik bir sekilde birakiyorum, ilk hafta zordu defalarca yanina gittim ama artik rahat bir sekilde uyuyuyor saat 8'de ikizlerimde 7.30da uyuyor. Ben bu bebege kendi kendisine uyuyakalmasini ogrettigim icin onun mutsuz etmis degilim ki. Her anne cocugunun aglamasini cok kisa bir sure icinde tanir, elbetteki cocuklarim atesi varken, disi cikiyorken, her hangi bir rahatsizligi varken birakip gitmiyoruz. Bazen ikizlerim kotu ruya gorur o bile aglamalarindan anlasilir hemende yanlarinda olurum. Egerki siz gelipte Elfony'e ilerde mutlu mutsuz mu diye gorurusunuz diyorsaniz yaniliyorsunuz. Cocuklar bir anda 3 yasina gelip bir anda kafalarinda ampul yanmaz aa ben mutsuzmusum demez, cocuk gelisimede boyle birsey degildir zaten, cok cocuklarla tanistim, cok ailelere fikir ve oneri verdim mutsuzu cocuk 1 yasindada gorulur, 2 yasindada, 3 yasindada.Bir calistigim aile 6 yasindaki bir cocuk ile birlikteydi, hic duzeni olmayan, uykusunu hala arada annesi ve babasi ile yapan, derslerinde ilerleyemeyen bir cocuk. Bu anne oglunu 2 yasina kadar emzirdi, sizin gibi 3 yasina kadar hep beraber uyudu, gelin gorun ki cok mutsuz bir cocuktu. Elfony'nin Cemiki buyusun bakalim gercekten acaba hanginiz cocuklari daha mutlu olucak bunu zaman gosterir.

      Sil
    3. bir aile ile daha cocuklari icin calismitim, 2, bucuk yasina kadar emzirilen 3 yasina kadar ayni odada kalan bir aile bu cocuk suanda 12 yasinda malesef hic bir zaman goz kontagi kurmayan, annesi olmadan hic birsey yapmayan, hatta yeni tanistigi biri oldugunda ismini bile soyleyemen icine kapanik bir insan sizce bu mu saglikli simdi?

      Sil
    4. dediğim gibi herkes en doğrusunu yaptıgını düşünüyor,burda bir sorun yok...lakin bu konuda tek bir kitap okumadım derseniz şunu da söylemeliyim insan bir süre sonra kendi düşüncesine yakın kitaplarla karşılaşıyor.mesela bu yüzden ben de tam tersi hep brilikte uyuma taraftarı olan yazılar okudum.mesela sabiha paktuna keskin mesela adem güneş mesela doğal ebevnlik kitabı...Ayrıca herkes kayınvalidesiyle filan mı yaşıyor:)yani yalnızca yatak odası mıdır eşimizle birlikte olma alanlarımız:)
      dilerim tüm çocuklar mutlu olsun...saygılarımla...tugba

      Sil
    5. Biz yalnız yaşıyoruz.. Eşlerimizle birlikte olma yeri sadece yatak odası olmadığı gibi, yatak odası da sadece sevişme yeri değildir bence.. Uyumadan önce kitap okumak, günlük yazmak ya da eşine sarılarak uyumak birçok insanın vazgeçemedikleridir.. Ama daha önce de dediğim gibi tercih meselesi..

      Sil
    6. Bu arada son yorumunuzdan yola çıkarak neden giriş yapmadan bu kadar cesur yorumlar yaptığınızı şimdi daha iyi anlıyorum.. Bizim kafa yapılarımız ve zihniyetimiz çok farklı olduğu için zaten uzlaşmamız mümkün değil..
      O yüzden bu tartışmayı kapatıyorum.. Bundan sonra giriş yapmayan kullanıcılar yorum yapamayacak.. Sarı çizmeli Mehmet Ağa olarak konuşmak çok kolay..

      Sil
  8. Tugba hanim, o kadar uzun bir yazidan sadece bunu cikartiginiza cok sasirdim, ben cocuklar anneleri ile yatamaz cunku yatak odasi sadece sevisme yeridir demedim ki, bana kitablardan bahsetmissiniz, elbette her aile kendi kafa yapisina uygun kitaplar sececektir, ben cocuk gelisimi uzmaniyim, ingilterede yasiyorum ve meslegim geregi her turlu kitabi okudum, benim kafama uysun yada uymasin, hatta cocuklarim olmadan once basladim bu tur kitaplara cunku egitimim bu konu uzerine,meslegimde cocuklari ile sorun yasayan ailerle ile evlerinde calismak, onlari once izliyorum ve sorun olan yerleri bulduktan sonra anne ve baba ile cocuklari icin beraber calisiyoruz, size bircok aile ornegi verebilirim, bircok cocuktaki sorun en temelde yapilmis olan hatalarda.Bu hatalardan biri malesef bebekleri ile beraber uyuyup,butun hayatlarini cocuklarina adarlarken anne babanin birbirini unutmasi,hatta bosnamaya kadar gitmis aileler tanidim. Ben simdiye kadar benim yardimimi almaya gelmis olan aileye aa siz yanlis yaptiniz hayir bu boyle olacak diye kendi fikirlerimi empoze etmedim,edememde fakat aileye uygun olacak ve cocuklarinin sorunu eger programsiz olmasi ve odasinda uyutma aliskanligi ise,onlarinda severek takp edecegi bir program hazirlamak,fakat malesef ben hic bir kitapta,hic bir hocamdan,diger meslektaslarimdan sizin uyguladiginiz yontemi tavsiye edemedim cunku etsemde kendi basimi derde sokarim. Ingilterenin saglik bankaligina gore cocuklar ve anneler babalar beraber uyumaz. Hatta daha fazla detaya girmem gerekirse, durumu iyi olmayan aileler belediye evlerine basvurur, belediye o ailenin cocugu varsa o aileye iki oda vermek zorundadir, o ailenin iki cocugu varsa biri kiz biri erkek o aileye uc oda vermek zorundadir. Her cocuk annesi ve babasi disinda kendi benliginin farkinda olmasidir ve kendini guvenen bireyler yetismesi icinde kendi alanlarina sahib olmalari gerektigine inanilir. Sizin tekniginiz yok demiyorum evet var fakat daha sonradan olusan sorunlar malesef cok daha fazla. Dilerim siz oglunuz yada kiziniz ile sorunlar yasamazsiniz ve cocugunu kendinden emin buyur. Sordugunuz sacma soruya cevap olarakta, benim esim turk ben ingilizim, kayinvalidem benden cok daha uzakta Sakarya diye biryerde yasiyor. Birde dalga gecer gibi :) koymussuz, kendi evimde kocam ile istedigim yerde birlikte olurum fakat eger o evde cocuk varsa bunun farkinda olmaliyim,olaki tuvalete kalkan cocugum beni uygunsuz gormesi onu ilerde ne kadar uzecegini farkinda olmaliyim. Eger buda benim esim ile zamanlarimi kapisi kapali bir odaya kisitliyorsa varsni olsun kisitlasin. Saygilar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. amanın neler olmuş burda.
      biz de birlikte yatıyoruz ama gerçekten ne kitap okumuşluğumdan ne de başka birşeyden. ilk günler insan bir dakika bile kucağından bırakmak istemiyor. bir de kucağında yanında olunca daha kolay uyuyor ya.şimdiye kadar uykusuzluk çektim desem büyük yalan olur o yüzden. gündüzleri beşiğinde yatıyor salonda, müzik açık oluyor genelde ve ışıklı bir ortam.
      gece yine salonda yatıyoruz.evimiz bir oda bir salon ve ısıtma sistemi sadece salonda var. benim handikapım burda işte.başka şansım yok.
      uyku terbiyesi için onu başka bir odaya alamıyorum.
      tvnin sesini kısıyoruz, ışıkları da kapatıyoruz 20:00 ile 24:00 arası.
      yine beşiğinde. nispeten yine sorun yok. gece 1:00 postası da sakin geçiyor ama 3:00 postasında geri uyutup beşiğe yatırmak zor oluyor.benim de tembelliğime geliyor açıkçası. öylece uyuyuveriyoruz.
      bu sebepten ben hiç uykusuz kalmadım. nerde ne şekil isterse uyumasına izin verdim. hadi ilk 3 ay 4.trimester filan ama artık 4.ayın başından uyku terbiyesi vermek istiyorum. ben 1 yaşına gelmiş çocuğu çarşafla sallamak, 1,5 yaşındaki çocuğu sabaha kadar ayağımda sallamak istemiyorum. ama bu odasızlık da beni zorluyor.
      aslında bana kalsa gece yatarken soğuk odaya alırım ama burda da eşimin destek olmayışı devreye giriyor.kesinlikle soğuk odaya karşı üşür diye.
      bu arada salonda sadece ben yatıyorum.eşim yatak odasında.hani özel hayttan bahsediliyor ya. kiminle evliyim belli değil ve hoşuma gittiğini de söyleyemem.
      evet çocuklarımız çok değerli ama benim kocam da, aramızdaki mutluluk da çok önemli.
      baharı beklemek zorundayım galiba.
      off çok dağııtım özür. benim burda asıl söylemek istedğim terbiye ağlamasına kesinlikle karşı olmadığımdı.
      bu aralar uyku konusuna taktım ya. yazın çok işime yaradı, sağol. ayrıca zehra hanıma da teşekkür edeyim onun yazdıkları da çok faydalı oldu.

      Sil
    2. Haklısın.. Bir bebeğin uyuduğu odanın en azından 19-20 derece olması lazım.. Biraz daha kalın giydirilerek uyutulabilir ama çok soğukta da hasta olmasından korkuyor insan.. Ama sen bir şey için geç halmış değilsin, havalar düzelince istediğin gibi yoluna koyarsın :)
      Benim çok yakın arkadaşımın da sorunu seninkiyle aynı.. Diğer odaları çok soğuk olduğu için odayı ayıramıyor, gece uykusuzluğa yenik düştüğü için yatağa alıyor.. Aynen senin anlattığın gibi.. Ama o da bunun doğru olduğunu savunmuyor.. Yapmak istiyor ama yapamıyor..
      Bir çocuğu yeni bir düzene alıştırmak maksimum 1 hafta sürüyor.. İsterse emerek uyumaya, isterse kucakta, ayakta uyumaya alışmış olsun.. Senin karar vermen yeter ;)

      Sil
  9. Son yorumumun arkasından malumunuz kayıtsız kullanıcılara yorumu kapatmıştım.. Nasıl olduysa hiçbir blog takip etmeyen, Şubat 2012 de kayıt yaptırmış, ve profil görüntüleme sayısı 1 olan bir kişi (ki o da benim) Adsız alı kullanıcıyı savunan bir yorum yapmış.. Yayınlamadan uzun yorumların tamamını okuyamıyorum bunu belirteyim.. O yüzden okuyamadım.. Ama yayınlayıp kendisine prim vermek istemiyorum.. Karşısındakini saf sandı herhalde..

    YanıtlaSil
  10. Benim gunduz uykularıyla ilgili bir sorum var, okudugum birkac kaynaga gore ozellikle sabah uyanısıyla sabah ilk gunduz uykusu arasının 2 saati gecmemesi gerekiyor, gecerse bebegin asiri yorulup huzursuzlasiyor. Aynı kalibi benimkilerde de gozlemliyorum cem 8 aydan kucukken 4'er saatlik uyaniklik donemini nasil geciriyordu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cemik'te sabah uykusuyla ilgili sorun fazla yaşamadım.. Ama 5 aylık olana kadar çok kısa kısa uyuyordu.. Yarım saat, bazen de 1 saat.. 5 aylık olduktan sonra gündüz uykuları 2 saate çıktı.. 13:00 de kalkıp bir dahaki uykuya 16:00 yatıyordu.. (hala öyle) Uyanık olduğu sırada da oyun oynuyorduk.. Chicco'nun Ergo Gym'iyle çok vakit geçiriyordu.. Bence erken emeklemesinde, kendi kendine oturmasında, ayağa kalkmasında çok faydası oldu.. İlk ona tutunarak kalkmıştı ayağa.. 6 aylıktı.. Hem de yorulduğu için akşam üstü uykusuna da daha rahat geçti..
      Kaynaklarda yazan bazı şeylerin nasıl aynı çıktığına ben de şaşırıyorum.. Bütün çocuklarda şaşmayan şey bu gerçekten.. Bir de aşırı uykusu gelmeden yatırılınca bebekler kendi kendilerine uykuya geçebiliyorlar.. Eğer çok yorgun düşmüşse sinirleri bozuluyor, avutmak gerekiyor..

      Sil
  11. Bu yazıyı yazalı epey zaman geçmiş ama uykuyla ilgili araştırma yaparken buldum yazınızı ve cesaretlendim açıkcası ağlatma düşüncesi korkutuyodu çünkü beni. Benim kızım 5 aylık oldu bizde gece sık uyanır olduk.sorum şu akşam uyku rutinimde emzirme alt değiştirme pijama gibi yapıyorum gaz olmasın diye acaba yatmadan önce mi emzirsem. Bide gece 12 emzirmesinde alt değiştirme yapmışmıydınız yoksa hiç uyandırmadan mı yatırıyodunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 12 emzirmesinde altını değiştirmiyordum ben eğer kaka yapmadıysa, yaptıysa da karanlıkta sessizce ve hiç konuşmadan değiştiriyordum. Akşam rutininiz de harika. Böyle devam edebiliyorsanız harika.. :) Çok geç cevap oldu, özür dilerim. Umarım her şey istediğiniz gibi gitmiştir..

      Sil

Çok güzel yorum yazıyorsunuz.. Ne de güzel yazıyorsunuz.. Azcık daha yazsanıza..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

ibibikler

10 Kasım (2) 118 (1) 19 Mayıs (1) 2012 (1) 2013 (1) 23 Nisan (1) Abur Cubur (1) Adım Adım Paris (15) ağaç (1) aile (1) Alaçatı (1) Alış-Veriş (1) Alsancak (1) Amatör Radio (4) Ameliyat (1) Amsterdam (1) Amsterdam Gezisi (1) Anı (1) Anne (2) Anneannem (1) Anneler Günü (2) Anten (1) Asburger (1) Askeri Müze (1) Atatürk (4) Ayakkabılık (2) Baba (1) Baby Shower (1) Bağlama (1) Bahçe (11) balık (1) Barbie (1) Bastille (1) Bayram (6) Bebek (8) Bebek şekeri (2) Bere (1) best seller (1) beyne format (1) biberon (1) biberon kurutma (1) Bilmece (1) Bir Nevi Gastronomi Gezisi (1) Biri ADSL (1) Bit Pazarı (1) Biten kitap (1) Bitki (1) blogger kota (1) boyamak (1) Böcek (1) BTT (1) Bulb (2) Bumerang (1) cağ (1) Canavar (2) canon (2) Cem (18) Cemik (41) Cemik Ve Hayatın Zorlukları (2) Chatelet (1) Châtelet (1) Contest (2) cüzdan (1) çağ (1) Çamur (1) çanta (2) Çekiliş (10) Çekiliş Sonucu (3) Çeşme (12) Çeviri (1) Çeviri hataları (1) Çiçek (3) Çiğ Börek (1) çikolata (1) Çocuk (6) çocuk zaptetmek (1) Çocukluk (6) Dekor (9) Denedim (1) Deprem (1) DIY (7) Dikiş (2) Dilek (1) Dinozor (1) Diş (1) Diş Buğdayı (3) Diş Kurabiyesi (1) Diş pastası (1) Diş Sağlığı (1) Diyet (1) Doğal Yaşam (15) Doğumgünü (13) Doğumgünü Teması (5) Dolandırıcılık (1) Dolunay (1) Dost (6) Dükkan Vukuatları (1) Dünya Tiyatrolar Günü (1) E-Bay (1) Ecey (6) Ecey ve hayatın zorlukları (1) Eiffel kulesi (1) Ekmek (1) El Ayak Ağız Senromu (1) El emeği (13) El işi (16) el yapımı (3) Elfony Mutfakta (2) Elmo (1) emdr (1) en son ben duyarım zaten (1) Enstruman (1) escargot (1) Eskici Elfony (3) Esnaf Lokantası (1) eşeğimi kaybedip buldum (1) etamin (1) ev işi (1) Ev Yemeği (1) Evlilik Yıl Dönümü (1) fast food (1) Festival (1) Flypgs (1) fotoğraf çekimi (1) fox (1) Gare de Lyon (1) Gezi (10) Gıda Çarşısı (1) Gidelim Gömelim (19) Giritli (2) Gitar (1) gülgün sharafat (1) Günaydın (1) Günlük (4) hafta özeti (69) Ham Radio (1) Hamilelik (2) Hastalık (4) Hatıra (22) Havale (2) Hayal (1) hayatın zorlukları (1) Hayvanlar alemi (2) Hediye (9) Hekimköy (21) hhandesign (1) Hıdrellez (1) hikaye (1) Hobi (4) Huzur (1) ıldırı (1) içeride çocuk var (1) içimdeki çocuk (1) ikbush (3) ilaç (1) ilk adımlar (1) ilkler (1) instagram (73) istanbul üniversitesi (1) isyan (3) İştahsızlık (1) iyi ki saklamışlar (4) izmir (2) Kabak (1) kabızlık (1) Kabus (1) Kadın (1) Kadınlar Günü (1) Kağıt Çiçek (1) Kağıt Ponpon (2) Kanaviçe (2) kar (2) Karatahta (2) kardeş (2) Karşıyaka (2) kaynar (1) Kebap (4) Kedi (2) Kek (2) Keman (1) kış (2) Kız (2) Kilo vermek (1) kitap (4) Kocci (7) kuaför (1) Kukla (1) Kurabiye (3) Kusmak (1) Kuytu Restaurant (1) kuzen (1) Kuzenler (1) Lal (1) Lale (1) Lazımlık (1) Le Vieux Belleville (1) liman restaurant (1) loğusa (1) Lokanta (3) Louvre (1) Mahfel (1) Mangal (2) Marmelat (1) Masal (1) Mendil Bebek (1) Meyve (1) Midye (2) Mikrodalga (1) Mizithropides (1) Moda (2) Mum (1) Mutfak (12) Müze (2) Nar (1) Naz (2) Notre Dame (1) Oje (1) Oklava Modeli (1) organik (2) Ot Festivali (1) Oyun (2) Oyuncak (3) Öğretmenler Günü (1) Öğretmenlik (1) Örgü (4) Örgü Modeli (1) Özel Gün (2) Özür (1) Pamuk Helva (1) panjur (1) Paris (13) Paris Gezisi (12) Parti (2) pasta (2) Patlamış Mısır (1) Pegasus Hava Yolları (1) Pelur Kağıt (1) Pembe (2) pembe panjurlu ev (1) Pigale (1) Pilor Stenozu (1) pinterest (1) Pisuar (1) Piyano (1) Pizza (1) Portatif (1) Pratik Tarifler (3) psikolojik tedavi (1) Rakı Balık (1) Ravioli (2) renk (1) Renkler (1) Restoran (10) Rezalet (1) roman (1) Sacre Coeur (1) saç traşı (1) Sağlık (1) Saklamak (2) Salgın (1) salyangoz (1) Seramik (1) Sevgililer Günü (1) Silinen Fotoğrafın Kurtarılması (1) soğuk (1) sosyal sorumluluk (1) Spor (1) Sugato (2) Süleymancık (1) Süt (1) Süt Aknesi (1) Şeker Bayramı (1) Şifa (2) şişe kesmek (1) TA3GO (2) TA3YE (3) tatlı (1) Tavuk suyu (1) TC3EC (3) tedavi (1) Terör (1) tığ (1) Tiyatro (2) Topiary (1) Topuklu (1) Torbalı (1) Tuvalet (3) Tuvalet Eğitimi (2) Unlu Mamul (1) Urla (2) Usta (1) uyku (2) uyku arkadaşı (1) Uyku Düzeni (3) uyku eğitimi (2) uyku rutini (1) Vazgeçemediklerim (1) Vefaat (1) Venedik Pizza (1) Veri Kurtarma (1) video (2) Vine (1) Wurst (1) yağmur (1) Yalan (1) yardım (2) yasak (1) Yaş günü hazırlığı (1) yaz (1) Yaz Yemeği (1) yazlık kışlık (1) Yemek (40) Yeniden Başlıyorum (1) Yeniyıl (7) Yılbaşı (7) Yılmaz İpek Saz Sarayı (1) Yoğurt (1) Zafer (1) Zeytin (3)