26 Mayıs 2014 Pazartesi

Empati

Geçenlerde dolmuş durağında bekliyorum.. Yani, İzmir’de öyle dolmuş durağı kavramı pek yok ama deynekcilerin durak haline getirdiği noktalar var..
Kıbrıs Şehitleri'nin oradaki dolmuş durağında bekliyorum.. Yalnızım.. Dolmuş çabuk geliyor zaten.. Ama buna rağmen 5 dakika olmuş ben oraya geleli..
Derken dolmuş geliyor.. Boş.. Seviniyorum çünkü arka koltukta sıkışmaktansa ön koltukta tek başıma oturmayı tercih ederim.. Ve o boş “ön koltuk” benim hakkım..
Dolmuş hemen önümde duruyor.. 
Sarışın, dünyanın kendi etrafında döndüğüne inandığını düşündüğüm 45 yaşlarında bir kadın adımlarını hızlandırarak geliyor ve ellerimiz aynı anda ön kapının koluna gidiyor.. Sesimde, “çok pardon ama ilk ben geldim, bekliyordum ve ön kolduk benim hakkım” tonlamasıyla kapının koluna daha sahiplenici bir hamle yaparak “afedersiniz” diyorum. Bence sesim hem nazik, hem de hakkımı yedirmeye niyetimin olmadığını gösterir bir tonda..
Kadın yüzüme bile bakmadan, nefret dolu bir tonlamayla, hatta “sen kim oluyorsun?” dercesine “arkaya geçer misiniz!” diye kükrüyor..
“Zaten acım var, sıçarım senin şarap çanağına, geç arkaya, bu koltuk benim hakkım” diyerek saçından tutup arkaya çekesim geliyor kadını.. Hem de öyle böyle değil.. Biri kavga çıkarsa da haklı haksız bir stres atsam sanki rahatlarmışım gibi bir haldeyim zaten…
Tek bir laf etmeden geçiyorum arka koltuğa ama sinirimden yanaklarımın kızardığına eminim.. Kadının tek bir laf daha etmesini bekliyorum.. Tek bir laf daha etse bütün hıncımı ondan çıkartabilirim.. Terbiyesizdi. En azından iki laf etmeye bile hakkım vardı ama sinir bozucu laf dalaşına halim yoktu.. Zaten o yüzden susmuştum..
Yolda kendimi sankinleştirmeye çalıştım.. “Belki de onun da bir derdi vardır” diye düşünmeye çalıştım.. Belki onun da benim kadar büyük bir derdi vardır ama o daha memnuniyetsiz bir insan olduğu için bu şekilde davranıyordur..
Ne olduğunu bilmeden empati kurmak..
“Belki de…” diyerek kendini karşısındakinin yerine koyabilmek..
Biliyorum.. Muhtemelen yanlış gelişmiş karakteri ve süper ötesi egosu yüzünden bu şekilde davrandı bana.. İnsan yerine bile koymadı.. Yüzme bakmadan yaptı yapacağını..  Ama belki de çok çok büyük bir derdi vardı.. 
Boş verdim..
.
.
Bugün kuaföre gittim.. Yıllardır kızıl olan saçlarım artık kahverengi, önünün uçlarında da çok az bir sarılık var.. Canım değişiklik istediğinden değil, artık kendi bakımım için pek vakit harcayasım gelmediğinden..
Kuaförde orta yaşı baya geçmiş, fazlaca bakımlı, iyi niyetli ama haddini bilemeyengillerden bir bayan..
Hep var zaten onlardan.. O yüzden de kuaförde vakit geçiresim pek yok artık..

-İyi yanmamış senin saçların bugüne kadar.
-Bence güzel saçın, boyatma, birden çok yıpranabilir.
-Önlerini kızıl bırak bence.
-Senin saçların zaten kısa, neresine sarı attıracaksın? Olmaz ki.

Hepsine de gülümseyerek cevap verdim.. “Ferit bilir ne yapacağını.” Dedim.. 
Ferit kuaförüm.. Zamanla arkadaşım gibi oldu.. Oradaki diğer herkes gibi..
“Ay ben de görmek istiyorum” diyerek gitmedi kadın saçları bitmiş olmasına rağmen.. Hem haddini bilmez hem meraklıgillerden..
Ferit eline fön makinesiyle fırçayı aldı, “aman Ferit, fön çekmeyeceksin di mi?” diye sordum.. “Yok ya, bayan görsün de gitsin" diye fısıldadı..

“Ayy güzel oldu canım.. Güle güle kullan” dedi kadın..
“Çok teşekkür ederim, size de sıhhatler olsun” dedim artık gider umuduyla..
“Mutsuz kadınlar çok oynarmış saçlarıyla” dedi susmayı beceremeyengillerden olan bayan..
“Hıhı evet” dedim içten gülümsemeye zorlayarak kendimi..
“Hayatım güzelliğine bak, gençliğineee bakkk.. Hayatın güzel yanlarını görmeye çalış.” dedi sanki o ana kadar somurtuyormuşum gibi..
“Benim bir buçuk yaşındaki kızım ölmüş, kusura bakmayın ama göremeyeceğim şu an hayatın güzel yanlarını” dedim aslında görebiliyor olmama rağmen.
Dedim, gider sandım.. Belki bir özür diler, baş sağlığı diler de, yaptığı patavatsızlıkları fark edip uzatmadan gider, bu da ona genç bir annenin verdiği ufak bir ders olarak kalır diye umdum..

Gitmedi..
“Ayyy canım benim… Neden?!!” diye uzattı.. Uzatması yetmedi devam etti..
“Olsun bak gençsin, yine yaparsın!”

Ah be teyzecim be.. Gelmişsin 70 yaşına, hiç mi böyle bir durumda ne dememen gerektiğini öğrenememişsin? Susmak acı paylaşmanın en güzel hallerinden biri değil midir bazen?
Sanki çeyizimden kalma yemek takımımın bir parçası kırılmış da yenisi alabilirmişim gibi söylemeseydin keşke..

Ben bilmiyor muyum genç olduğumu? Ben bilmiyor muyum çocuk doğurabileceğimi?
Biliyorum, iyi niyetliydin ama "yine yaparsın" demek yerine, "belki bir çocuğun daha olur, size iyi gelir, teselli olursunuz" da diyebilirdin..

Sanki benim derdim “çocuk sahibi” olmak! 
Benim kızım gitti kızım! Bir buçuk yaşındaki, güzeller güzeli, sarılan, öpen, yemeğini bile kendi yemeye başlamış, baba diyen, mama diyen, hatta çişini bile söylemeye başlamış kızımdan bahsediyorum..
.
O konuştu konuştu gitti.. Densizlik ettiğini fark etmedi..
Muhabbet etmeye pek hevesli olmadığımı hissedemedi. Uzatmaması gerektiğini bilemedi.. Hayat dersi vermek istedi ama veremediğini, genç birisinin de dersini almış olabileceğinden ders veremeyeceğini bile fark edemedi.. Çok iyi niyetliydi.. Ama yeterli değildi.. Yaptığı tek şey yara deşmek oldu.. Onu bile göremedi..

Karşındakinin yaşadıklarının ne olduğunu bilmeden, hatta bir şey yaşamış olup olmadığını bile bilmeden “ya yaşamışsa” diyerek empati kurabilmek çok önemli.. 
Hoş görmek.. 
Karşındakini hoş görmek de çok önemli, boş verebilmek de.. İç çekip geçebilmek de..


Bazen empati yapıp susmak lazım, bazen de yabancılarla yaptığın ufak sohbetleri fazla uzatmamak..
Her şeyin fazlası zarar..
Muhabbetin bile..

O yüzden saçlarım artık kahverengi.. 
Şimdi biraz sessizlik.. En azından ben tekrar isteyene kadar..

36 yorum:

  1. Canım ablam sıkma canını maalesef hayatta olması gerekenler yok yaşamayı bile hak etmeyenler var şu hayatta

    YanıtlaSil
  2. Bazen gerektiğinde fazla gereksiz

    YanıtlaSil
  3. kuafördeki kadını parçalasam ya! hep böle olur zaten elif dağlar kadar büyük bi derdin olur ve bütün manyaklar da seni bulur!

    hazır iki kere ortam olmuş bağırıp çağırsaydın ya..ne bileyim desarj olurdun belki..off bilmiyorum..belki de pişman olurdun cıngar çıkardığına..

    bu aralar bunaldım seninkinin yanında ufak tefek sayılır her dert farkındayım ama bunaldım işte..cumartesi günü hiç tanımadığım insanlarla bağrış çağrış kavga ettim..oğlum da yanımdaydı..el kadar bebek huzursuz oldu tabii..desarj oldum sandım ama salim kafayla düşününce oğlumu korkuttuğumu fark ettim ve deli gibi pişmanım..

    of elif off..annelik sonsuz bi empati yeteneği katıyor insana..belki de o iki kadın anne değillerdi?

    YanıtlaSil
  4. İnsan kendi derdini sindirip bir yaşama şekli tutturmuşken çevredekiler daha çok acıtıyor canını...iyi biliyorum.

    YanıtlaSil
  5. Elif, insanlar ne konuşacaklarını bilemiyorlar, durmaları gereken zamanları hiç anlamıyorlar. Sen ona küçük zeve den bahsettiğinde belkide anlamsdı bile neler olduğunu, ya da oldu bitti ama sen üzülmüyorsun zannetti... İnsanlar çok bencil. Bunu hergün görüyorum ve üzülüyorum. Hep kendimizi düşünüyoruz karşımızdakilere hiç aldırış etmeden. Akıl vermeyide çok seviyoruz maalesef...eminim saçların sana çok yakışmıştır. Güzel kalbin mutlu olsun yüzün gülsün artık, ne kadar zor olsa da başaracaksın bunu bir gün biliyorum. Seni sevgiyle kucaklıyorum.

    YanıtlaSil
  6. Elif cok güzel söylemişin en güzeli susmak senın içindeki fırtınayı anlamazlar

    YanıtlaSil
  7. Öyle patavatsız insanlar varki şu hayatta, yaşı yetmişde olsa birşey ögrenememiş, nerde ne söyleyeceğini, nasıl davranacağını bilememiş insanlar bunlar... Ve hep de uzak durmaya çalıştıkta burnunun dibinde biterler, sevmediğin ot misali...
    Çoğu insanlar birini eleştirirken, yargılarken hiç benimde başıma gelebilir diye düşünmüyorlar maalesef, hep beyinlerinin bir kısmıyla bakıp konuşuyorlar... Evet hayat çok acımasız diyoruz ama aslında dayanılmaz olan hayat değil insanlarmış....halbuki sendinde dediğin gibi, birazcık empati yapmayı becerebilseler ne kadar güzel olurdu...
    Bazen insan öyle çileden çıkıyorki, sinirini birilerinden çıkarmak, ortalığı dağıtmak geçiyor içinden, sana hakveriyorum canım... İnan ben bile yazını okurken, iç sesimle, küfürler yağdırdım hem dolmuştakine, hemde kuafördeki kadına... Tam sopalık derler ya, öyleleri rastlamış sana. Ig'de de bazen birkaç patavatsız kendini bilmez çıkıyor, lütfen aldırış etme canım.. Dövmekle, sövmekle bitmez bunlar...
    Sen kendini üzme yeter Elifcim, bak senden bir yazı bir resim gelecek diye bekleyen binlerce kişi var, biz seni çooookk seviyoruz ve herzaman dualarımızla senin yanındayız canım....❤️

    YanıtlaSil
  8. Yeni saçların kimbilir ne kadar çok yakışmıştır güzel yüzüne... En kısa zamanda görmek dileğiyle, şimdiden maşallah canım... 😍

    YanıtlaSil
  9. Bir haftadir geceleri deliksiz uyuyamiyorum. Aslinda uyuyorum ama zihnim açik gibi. Boyle anlarda hep korkarim cunku uzulecegim bisey yasarim sonunda. Cok sevdigim kuzenimin beyninde tümor oldugunu ogrendik. 4 yasinda kucuk bir cocugu var babasi yok. Bugun acil ameliyat oldu. Doktor yumruk kadar olmus bu tümör nasil farkedilmedi simdiye kadar dedi. Malesef umut yok. Kurtulmasi mucize dedi. Saçlarini kestiler diye aglayarak girdi ameliyata herseyden habersiz. Ameliyattan cikti haberini aldigimda bahcedeydim kosarak ciktim 4. Kata ikiser ikiser merdivenlerden herkes ordaydi. 3. kata ulasamadan bagirislar duydum yuruyemedim. Kötu bisey oldu kaybettik dedim. Akrabasi kavga cikarmis meger boktan bi sebeple. O inletiyormus yeri gogu Iste o bahsettigin ego ve sifir empati insan ornegi. 48 saat uyutulacak ve bekliycez dedi doktor dua edin dedi. Senden de dua istiyorum o tertemiz kalbinle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah'ım şifa versin, mucizesini göstersin... Tüm kalbimle dua ediyorum canım... Umarım müjdeli haberini alırız..

      Sil
    2. çok geçmiş olsun..ben de 12 gün önce kanserden kaybettim kuzenimi..ama siz kaybetmeyin inşallah iyileşsin o küçücük çocuğun hatırına iyileşsin..

      Sil
    3. Çok geçmiş olsun dilerim sağlığına kavuşur

      Sil
    4. Elif. Canim. Allah razi olsun hepinizden dua eden herkesten. Kendine geldi. Konusmus yemegini yemis. Ameliyat iyi geçmiş çok güçlüymüs, bundan sonrasi Allah'a kaldi dua edin demis doktor. İnsallah iyilesecek.

      Sil
    5. Çok şükür :) O kadar sevindim ki anlatamam.. En yakın zamanda eskisinden daha sağlıklı olur inşallah.. Çok şükür...

      Sil
    6. Allah yardımcısı olsun, şifasını versin inşallah. Allahım sağsalim ayağa kalkmasını nasip etsin, o küçücük yavru annesiz kalmasın inşallah

      Sil
    7. çok şükür! çok sevindim! :)

      Sil
    8. Allaha sukur ben de cok sevindim insallah eskisinden daha da iyi olur
      kuzeniniz @ayyy

      Sil
  10. Yanıtlar
    1. Esas ben seni çok seviyorum :)

      Sil
  11. Bence o insanlar, kötülüğe biraz iyilik bulaştırman için çıktılar karşına.. Sen de onların değil, kendi dilinden konuştuğun için en doğrusunu yapmışsın.

    YanıtlaSil
  12. Ben saçlarının kahverengi rengini de beğeniyorum Elif.

    Ve sana sonsuz sabır diliyorum tekrar tekrar. Malesef o densiz insanlardan çok var etrafımızda.

    Allah yüreğindeki yangını söndürsün inşallah Elif"çiğim.

    Eskisi gibi yüzün gülsün inşallah.Güne huzurla uyan inşallah.

    Yine seni düşündüm dün gece,her gece gibi.

    "Allah"ım kalbine huzur ver " diyerek.


    Diyorsun ya o sarılırdı, öperdi, çişini bile söylemeye başlamıştı. Ece vardı, gerçekti. Dokunurdu ,

    yürürdü, gülerdi. Biz de onu severdik. İyi ki blogun var ve biz sizi tanıdık , Ece"yi tanıdık.

    Bir gün Ece"yle doya doya hasret gidereceksin inşallah.

    O gün gelinceye kadar huzur dolu , mutluluk dolu bir ömür geçirmeni diliyorum Elif"ciğim.

    YanıtlaSil
  13. Canım Elifim; evet haklısın. Minik Eceyimiz henüz 1,5 yaşında olmasına rağmen bir sürü şeyi yapıyordu. Çok tatlıydı yavrum. Bir çocuğun ne emeklerle, ne sabırla büyütüldüğünü ancak "anne" olan, gerçekten evladını seven anne anlayabilir. 1,5 yıl boyunca doğumundan itibaren ne büyük emeklerle büyüttün Eceyini. Kolay mı? O yüzden çok değerliler. Hayatında hiç kimseye bu kadar emek vermiyorsun.
    Çocuğuna verdiğin emek kadar, kime emek harcıyoruz?
    Canından can veriyorsun, hayat veriyorsun bir canlıya.
    Bir anda senin dünyan, hayatın, herşeyin oluyor o minicik bebek.

    Ne söylesen haklısın Elifim. Acıların en büyüğü. Bundan ötesi olamaz.
    Allah büyük sabır versin. Yardımcınız olsun, dünyanın en iyi kalpli insanı Elifim.

    *Dolmuştaki kadının derdinin; genç sevgilisiyle kavga etmiş olabileceğini düşünüyorum. Gerçek derdi olan bir insan asla o kadın gibi sana davranamaz emin ol Elifim.
    **Kuafördeki teyzenin de; hiç çocuğu olmadığını ya da olsa dahi evlat sevgisi taşımayan bir anne olduğunu. Bu yüzden de evlat acısı nedir bilemeyeceğini, seni anlamasının mümkün olmadığını düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  14. İki anlamsız söylem: "Neden?" "olsun bak gençsin yeniden yaparsın" !!! ne denirki. kendini bilmeyen bir insan zaten karşısındakinin halini bilirmi, düşünmek istermi, umrunda olurmu... Vicdan en önemli vasfımız insan olmamız için ama bazıları bundan yoksun ve mümkünse bari şu aralar senin karşına böyle münasebetsizler çıkmasın.. Okurken hop oturdum hop kalktım bu kadarına pes diyorum elifim...
    Eceyim hep dualarımda 2,5 yaşımda kızımında kilisede hep bir mumu eceye yanıyor. Sizi çok seviyor iyi olmanızı istiyorum.

    Sevgiler-Ketrin

    YanıtlaSil
  15. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  16. Canım kardeşim, güzel annem... Malesef hangimiz gün gelmiyor kuafördeki teyze ya da dolmuştaki sarışın kadın gibi densiz had bilmez düşüncesiz davranışlarda bulunmuyoruz ki.Yüreğine cennetten gölge düşmüş melek annem affet onları affet bizleri sen yine o naif o kocaman yüreğinle yapmaman gerekeni yapmışsın nasıl büyüksün gözümde bir bilsen nasıl seviyorum seni bir bilsen...
    eminim bu paylaşımını okuyan herkes bu keşmekeşte bu dünya aciliyetlerinde biraz daha empati yapıp daha dikkatli olacaktır dolmuşta durakta yolda her hangi bir yerde karşılaştığı tanımadığı birine ya da evinde eşine çocuğuna annesine babasına.... inan buna vesile olan yine sen can elifim... Dualarımdasın

    YanıtlaSil
  17. "Belki onun da benim kadar büyük bir derdi vardır" diyebilecek kadar hangimiz yürekliyiz ki?
    daha önce de söylediğim gibi;
    "... bir Meleğin annesi iseniz eğer,bir Melek kadar
    ince ve naif olabilirisiniz ancak, tıpkı senin gibi canım"
    Ne kadar koyuyoruz başkasının yerine kendimizi?
    Karşımızdakine ne kadar hoşgörü ile bakıyoruz?
    Kalp kırmamak için ne kadar çaba sarfediyoruz?
    Bu örneklerde ki kişiler kadar acımasız değiliz belki de
    ama istemedem acıttığımız ,kırdığımız kalpler vardır elbet.
    yeni saçlarını güle güle kullan, çok yakıştığına eminim..
    en yakın zamanda görmeye gelicem..

    YanıtlaSil
  18. ağzınıza sağlık. şu an içinde bulunduğum hassas dönemde etrafımda öyle çok oldu ki bu meraklıgil, haddini bilmezgil, çenesini kapayamazgillerden. arkadaşım dediğim bazılarını hayatımdan çıkarttım bile. bir gün de minibüste yanımda oturan kadın çocuğun var mı dedi. hayır yok dedim. yoksa olmuyor mu dedi. şeytan indir yumruğunu suratının ortasına dedi, ya da acı bir karşılık ver dedi. ben sadece yeni evli sayılırız demekle yetindim. ve simple present tense ne güzel demiş yorumunda: insan kendi derdini içselleştirip bir yaşam şekli tutturmuşken çevredekiler daha çok acıtıyor canını.NOKTA. sevgiler Elif K.

    YanıtlaSil
  19. Kahverenginin en güzel tonudur şimdi senin saçların Elif Abla, insanlarin da en güzel tonusun sen..

    YanıtlaSil
  20. Yazdıklarınızı o kadar içten hissediyorum ki. Bende sizinle sürekli empati kurmaya çalışıyorum, artık sizi ne kadar anlıyorsam bilmiyorum ama hissediyorum. Saçınızın rengi kızıl olmuş kahve olmuş hiç önemi yok kendinizi iyi hissettikten sonra tek isteğim içinizi karartmayın ne olur.

    YanıtlaSil
  21. Güle güle kullan yeni rengini. Kahverengi güzeldir. Yakışmıştır sana da.

    YanıtlaSil
  22. Mutlaka güzel olmustur yeni imajin ama görmek istiyoruzzzzzzz yinedeeee

    YanıtlaSil
  23. Keşke hayat hep anlayışlı insanları çıkarsa karşımıza Elif.
    Benim hayat felsefem oldu bu "ya bir şeyi varsa" diye düşünüyorum bazen canımı sıkanlar için yoksa bile daha yaşanılabilir kılıyor benim için hayatı böyle düşünmek.

    Sarıldım kocaman

    YanıtlaSil
  24. benzer bir sey geldi benim de basıma ve paylasmak istedim; abimi trafik kazasında kaybettim ben. tam kazadan 15dakika once mola veriyor ve sonrasında yolu az kaldığından ve sıkıldığından bağlamıyor kemerini ve ... geçenlerde arkadaslar bunu bildikleri halde emniyet kemeri takılmadiginda noluru kamu spotu tadında sohbetlediler :( evet bu cahillik biliyorum da benimki gazete haberi degil ki canım yanmış nasıl boyle konuşuyorsun benim yanımda demek istedim ama sustum...

    YanıtlaSil
  25. Her gün bakıyorum blogunuza, hatta bazen günde bir kaç sefer..

    Okuyorum, çok üzülüyorum, isyan ediyorum böyle hayata, gözlerimden yaş akıtıp ağlayamıyorum ama içim ağlıyor, yüreğim daralıyor, diyecek söz yok biliyorum,ne denilebilir ki... Hayatta herşeyin boş olduğunun kanıtı..

    YanıtlaSil
  26. Tesadüf eseri blogunuzla karşılaştım.
    2 günde tüm yazılarınızı okudum.
    Allah sabır versin demekten başka bir şey gelmiyor malesef elimden
    2008 yılında annemi kaybettiğimde hayata bakış açım o kadar değişti ki insanları artık daha iyi gözlemliyorum ve ne yazık ki bir çok kişi böyle bir acıyı yaşamadan ne hissettiğimizi anlayamıyor.
    Yazmanın sizin için ne kadar güzel bir terapi olduğunu fark ettim . Keşke bende yapsaydım.

    YanıtlaSil

Çok güzel yorum yazıyorsunuz.. Ne de güzel yazıyorsunuz.. Azcık daha yazsanıza..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

ibibikler

10 Kasım (2) 118 (1) 19 Mayıs (1) 2012 (1) 2013 (1) 23 Nisan (1) Abur Cubur (1) Adım Adım Paris (15) ağaç (1) aile (1) Alaçatı (1) Alış-Veriş (1) Alsancak (1) Amatör Radio (4) Ameliyat (1) Amsterdam (1) Amsterdam Gezisi (1) Anı (1) Anne (2) Anneannem (1) Anneler Günü (2) Anten (1) Asburger (1) Askeri Müze (1) Atatürk (4) Ayakkabılık (2) Baba (1) Baby Shower (1) Bağlama (1) Bahçe (11) balık (1) Barbie (1) Bastille (1) Bayram (6) Bebek (8) Bebek şekeri (2) Bere (1) best seller (1) beyne format (1) biberon (1) biberon kurutma (1) Bilmece (1) Bir Nevi Gastronomi Gezisi (1) Biri ADSL (1) Bit Pazarı (1) Biten kitap (1) Bitki (1) blogger kota (1) boyamak (1) Böcek (1) BTT (1) Bulb (2) Bumerang (1) cağ (1) Canavar (2) canon (2) Cem (18) Cemik (41) Cemik Ve Hayatın Zorlukları (2) Chatelet (1) Châtelet (1) Contest (2) cüzdan (1) çağ (1) Çamur (1) çanta (2) Çekiliş (10) Çekiliş Sonucu (3) Çeşme (12) Çeviri (1) Çeviri hataları (1) Çiçek (3) Çiğ Börek (1) çikolata (1) Çocuk (6) çocuk zaptetmek (1) Çocukluk (6) Dekor (9) Denedim (1) Deprem (1) DIY (7) Dikiş (2) Dilek (1) Dinozor (1) Diş (1) Diş Buğdayı (3) Diş Kurabiyesi (1) Diş pastası (1) Diş Sağlığı (1) Diyet (1) Doğal Yaşam (15) Doğumgünü (13) Doğumgünü Teması (5) Dolandırıcılık (1) Dolunay (1) Dost (6) Dükkan Vukuatları (1) Dünya Tiyatrolar Günü (1) E-Bay (1) Ecey (6) Ecey ve hayatın zorlukları (1) Eiffel kulesi (1) Ekmek (1) El Ayak Ağız Senromu (1) El emeği (13) El işi (16) el yapımı (3) Elfony Mutfakta (2) Elmo (1) emdr (1) en son ben duyarım zaten (1) Enstruman (1) escargot (1) Eskici Elfony (3) Esnaf Lokantası (1) eşeğimi kaybedip buldum (1) etamin (1) ev işi (1) Ev Yemeği (1) Evlilik Yıl Dönümü (1) fast food (1) Festival (1) Flypgs (1) fotoğraf çekimi (1) fox (1) Gare de Lyon (1) Gezi (10) Gıda Çarşısı (1) Gidelim Gömelim (19) Giritli (2) Gitar (1) gülgün sharafat (1) Günaydın (1) Günlük (4) hafta özeti (69) Ham Radio (1) Hamilelik (2) Hastalık (4) Hatıra (22) Havale (2) Hayal (1) hayatın zorlukları (1) Hayvanlar alemi (2) Hediye (9) Hekimköy (21) hhandesign (1) Hıdrellez (1) hikaye (1) Hobi (4) Huzur (1) ıldırı (1) içeride çocuk var (1) içimdeki çocuk (1) ikbush (3) ilaç (1) ilk adımlar (1) ilkler (1) instagram (73) istanbul üniversitesi (1) isyan (3) İştahsızlık (1) iyi ki saklamışlar (4) izmir (2) Kabak (1) kabızlık (1) Kabus (1) Kadın (1) Kadınlar Günü (1) Kağıt Çiçek (1) Kağıt Ponpon (2) Kanaviçe (2) kar (2) Karatahta (2) kardeş (2) Karşıyaka (2) kaynar (1) Kebap (4) Kedi (2) Kek (2) Keman (1) kış (2) Kız (2) Kilo vermek (1) kitap (4) Kocci (7) kuaför (1) Kukla (1) Kurabiye (3) Kusmak (1) Kuytu Restaurant (1) kuzen (1) Kuzenler (1) Lal (1) Lale (1) Lazımlık (1) Le Vieux Belleville (1) liman restaurant (1) loğusa (1) Lokanta (3) Louvre (1) Mahfel (1) Mangal (2) Marmelat (1) Masal (1) Mendil Bebek (1) Meyve (1) Midye (2) Mikrodalga (1) Mizithropides (1) Moda (2) Mum (1) Mutfak (12) Müze (2) Nar (1) Naz (2) Notre Dame (1) Oje (1) Oklava Modeli (1) organik (2) Ot Festivali (1) Oyun (2) Oyuncak (3) Öğretmenler Günü (1) Öğretmenlik (1) Örgü (4) Örgü Modeli (1) Özel Gün (2) Özür (1) Pamuk Helva (1) panjur (1) Paris (13) Paris Gezisi (12) Parti (2) pasta (2) Patlamış Mısır (1) Pegasus Hava Yolları (1) Pelur Kağıt (1) Pembe (2) pembe panjurlu ev (1) Pigale (1) Pilor Stenozu (1) pinterest (1) Pisuar (1) Piyano (1) Pizza (1) Portatif (1) Pratik Tarifler (3) psikolojik tedavi (1) Rakı Balık (1) Ravioli (2) renk (1) Renkler (1) Restoran (10) Rezalet (1) roman (1) Sacre Coeur (1) saç traşı (1) Sağlık (1) Saklamak (2) Salgın (1) salyangoz (1) Seramik (1) Sevgililer Günü (1) Silinen Fotoğrafın Kurtarılması (1) soğuk (1) sosyal sorumluluk (1) Spor (1) Sugato (2) Süleymancık (1) Süt (1) Süt Aknesi (1) Şeker Bayramı (1) Şifa (2) şişe kesmek (1) TA3GO (2) TA3YE (3) tatlı (1) Tavuk suyu (1) TC3EC (3) tedavi (1) Terör (1) tığ (1) Tiyatro (2) Topiary (1) Topuklu (1) Torbalı (1) Tuvalet (3) Tuvalet Eğitimi (2) Unlu Mamul (1) Urla (2) Usta (1) uyku (2) uyku arkadaşı (1) Uyku Düzeni (3) uyku eğitimi (2) uyku rutini (1) Vazgeçemediklerim (1) Vefaat (1) Venedik Pizza (1) Veri Kurtarma (1) video (2) Vine (1) Wurst (1) yağmur (1) Yalan (1) yardım (2) yasak (1) Yaş günü hazırlığı (1) yaz (1) Yaz Yemeği (1) yazlık kışlık (1) Yemek (40) Yeniden Başlıyorum (1) Yeniyıl (7) Yılbaşı (7) Yılmaz İpek Saz Sarayı (1) Yoğurt (1) Zafer (1) Zeytin (3)