Uyku Düzeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uyku Düzeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Haziran 2015 Salı

Dino Ve Uyku Arkadaşı


Her bebeğin bir uyku arkadaşı olmalı..
Cemik ve Ece'nin de vardı.
Dı değil tabii.. Cemik'inki hala yatağının köşesinde duruyor.. Artık onunla uyumayı tercih etmiyor ama 4 senenin alışkanlığıyla her yatak toplamada yatağın üzerindeki yerini alıyor :)
.
Dino'nun da var tabi ki bir uyku arkadaşı.. 
Henüz alışma turlarındalar, zaten Dino da daha yeni yeni bir şeyler tutmaya başladı.
Biraz daha büyüdüğünde uyumadan önce uyku arkadaşına şarkılar söyleyecek, onunla sohbet ede ede uyuyacak :)

Ben eBay'de tesadüfen denk gelince çok beğenip almıştım. Markası Mamas&Papas diye bir marka. 
Burada da satışı var.. Ben çok beğenerek aldım, bakalım Dino da benim kadar sevecek mi?
Bu uyku oyuncağı hep Dino'nun yatağında.. Onunla oyun oynamayacak, sadece uyuyacak..
Böylece uyku arkadaşı yanına geldiğinde uyku saatinin geldiğini de anlayabilecek..

.
Aslında çocuklarımın uyku arkadaşlarını kendilerinin seçmelerini çok isterdim..
Ama henüz seçim yapacak kadar büyük olmadıkları için annelerinin zevkine güvenmek durumundalar :) 
.
Cemik doğmadan önce çok bakınmıştım internetten güzel bir uyku arkadaşı bulabilmek için ama o zamanlar daha Türkiye'de kolay bulunmuyordu.


Ben fellik fellik aranırken Kipa'yı Tesko'nun satın almasıyla F&F geldi ve ilk uyku oyuncağını orada buldum.. Çok da sempatik. 

Şimdilerde çeşit çeşit var.. İnsan seçmekte zorlanıyor :)

Dedim ya.. 
Çok isterdim çocuklarım uyku arkadaşlarını kendileri seçsin ama bir süre anne zevkine mahkumlar.. :))))
.
.
Herkese kesintisiz huphuzurlu uykular dileriz..


26 Aralık 2012 Çarşamba

Başucu Kitabı "Merhaba Bebek"

Hamileliğimde okuduğum ve çok faydasını gördüğüm Sinem Olcay Kademoğlu'nun Merhaba Bebek kitabından behsetmiştim.. Şimdilerde yine başucumda, eski bilgileri tazeliyorum..

Deneyim ve kitaptaki bilgilerin de yardımıyla Ecey 3 ay 3 günlikken kendi kendine uyumayı öğrendi.. Hem de çok kolay oldu..

Özellikle uykunun önemini anlattığı bölümleri dikkatli okumak gerekiyor çünkü birçok anne maalesef uyku saatini pek önemsemiyor.. Elbetteki çocuk sizin çocuğunuz ve istediğiniz gibi büyütebilirsiniz ama uykunun gelişimindeki önemi de göz ardı etmemek gerekiyor..

Ecey 19:30'da Cemik de 20:00'de yatmış oluyor.. Dolayısıyla yorgun anne ve babasının da mesaisi o saatte bitiyor :) kendimize de vakit ayırabiliyoruz..

"19:30 da çok erken" diyenler var tabii ama yukarıdaki sayfada da yazdığı gibi çocuk için erken değil, bizim için erken.. Zaten çocuğun uykusu geliyor..

Neyse gerisini kitaptan okuyun.. Özellikle hamişlere tavsiye ediyorum, geceleri uyku tutmadığında okumak için bire bir.. ;)

Tekrar okumam iyi oldu..

Ecey bu yöntemle alıştı kendi kendine uyumaya.. Uyku oyuncağını yanına koyup, altı temiz, karnı tok ve huzurlu bir halde bırakınca hiç zorlanmıyor uykuya dalmakta.. Gündüz uykusunda da, uyuması gereken saatten 15 dk önce koyuyorum yatağına, rahat rahat dalıyor.. Bence işin en önemli püf noktası bebeği aşırı uykusu gelmeden yatırmak.. Çünkü uykusuzluk çocukların başına vuruyor, illa sakinleştirmek gerekiyor..

.

Dün kitapçıya gitme fırsatı buldum..

"Merhaba Bebek"ten şu an 6 aylık hamile olan yakın bir arkadaşıma alacaktım, "Annenin Rehberi"ni görünce hemen kendime bir tane aldım..

Daha göz atamadım ama umarım ilki kadar faydasını görürüm çünkü iki yaş sendromuyla boğuşmaya başladık :))

Herkese iyi okumalar...

 

 

17 Şubat 2012 Cuma

Cemik ve Uyku Düzeni

Sürekli bu konuyla ilgili mail alıp duruyorum.. Bugüne kadar yazmamıştım çünkü ben bu konuda uzman ya da bilir kişi değilim.. Birçoğunuza yöntemim belki yanlış bile gelebilir.. Ben yardımı dokunabilecek arkadaşlar olduğunu bildiğim için yazıyorum.. ;)
En güzeli baştan başlamak..
Cemik'in bugünkü uyku düzenini anneme borçluyum.. Bunu söyleyerek başlamam lazım.. Tabi ki hamileliğimde birçok kitap da okumuştum.. Ayrıca Zehru'mun da deneyimlerinden çok yararlandım. Bilgi kolajı uyguladım da diyebiliriz..
Cemik doğduğunda annemin bana birkaç tavsiyesi oldu.. Dedi ki:
"Benden sana tavsiye.. Sabahları Cemik erken uyandığında onu tekrar uyutmaya çalışma. Gece uykusu saatinden sonra da odasından dışarıya çıkarma"
Bunların sebepleriyse şöyle..
Sabah erken uyanan bebeği tekrar uyutmamanın mantığı çok basit.. Gece ve gündüzü daha çabuk öğrenmesi.. Erken kalkıp, erken yatacak olması..
Biz Cemik'i doğduğundan beri -ekstra durumlar hariç- her gün yıkadık ve yıkamaya devam ediyoruz.. 
Göbeği 7 günlükken düşmüştü.. O günden beri her gün yıkanıyor.. Banyo saatini -bizim deyimimizle benyo saati- uyku saatinden hemen önceye denk getirdik.. Böylece her akşam banyoda rahatlayan bebek uykuya çok daha rahat geçebiliyor.. Bir süre sonra da banyodan sonra uyku saarinin geldiğini öğrenmiş oluyor, Pavlov'un köpeğinin hikayesi de diyebiliriz ;) (Gerçi bizim ilk 2 ayımız için söyleyemiyorum bunları malesef, malum pilor stenozu rahatsızlığından bahsetmiştim)
Banyodan sonra Cemik'i emzirip beşiğine bırakıyordum.. Ninni de söyledim, saatlerce beşiğinde de salladım.. Ama pes edip odadan dışarıya çıkarmadım.. (ilk iki ay maalesef çıkartıyorduk çünkü bizde hiç uyku yoktu.. Zavallım doyamadığı için uyuyamıyordu, ağlıyordu, sürekli kusuyordu.. Ama yine de salonun ışığını kapalı tutuyorduk) Gece uykusu saatlerinde ışık görmeyen bebek o saatlerde uyuması gerektiğini, oyun oynama saati olmadığını daha çabuk öğreniyor..
Zaten en zoru ilk üç ay..
İlk üç ay Cemik'i ağlatmadım (yine de arada gıkladığında hemen koşturmuyordum, genelde tekrar uykuya dalıyordu).. Artık bunu herkes biliyordur, ilk üç ay bebek kendi kendini avutamıyor ve annesine ihtiyaç duyuyor.. Bu noktada da her ağladığında emzirmemek kilit nokta.. Ninni söyleyerek, kucakta sallayarak ya da emzikle avutmaya çalışın.. Ağladığında meme verdiğiniz bebek memeye alışır ve sadece keyfi için meme ister ve hatta inatlaşır.. Bebekler anne babasını kullanmayı çok iyi bilir.. Biraz katı olmak her zaman iyidir..
İlk üç aya kadar şanslı anne babaların bebekleri çoktan uyku rutinini bulmuş olabilir.. Ama biz şanssız olanlar için tavsiyelerim devam ediyor :)
Üç-dört aylık bebek demek annesini babasını tanıyan ve sömürmeye planlanmış bebek demektir :) Her gece yıkamaya ve odadan çıkarmamaya devam.. Ben resmen yatak odasında yaşıyordum.. Akşam yemeklerinde Kocci'nin yatağa yemek getirip ağzıma sokuşturduğu çok olmuştur.. Neyse.. Devam ediyorum..Memede uyutmaya alıştırmamak zaten baş kural.. Emerken uyuyakaldığı zamanlar için yapacak bir şey yok, sefası olsun ;)
Bu noktada bebeğin altının temiz, karnının tok olduğundan eminseniz ama yine de bebek uykuya dalmak için illa sizi istiyorsa biraz ağlatmanın zamanı gelmiş demektir.. Ben banyodan sonra emzirip yatağına bırakıyordum, biraz ağlamasına izin veriyordum.. Birkaç günde ağlaya ağlaya yorulup kendi kendine uykuya dalmayı becerir olmuştu.. Hatta şarkı söyleyerek uyumaları da başlamıştı ki o dünyanın en güzel sesi oluyor o dönem sizin için.. :) O günlerde tutarlılık çok önemli.. Benim en büyük destekçim Kocci'm ve annemken maalesef başta anneannem olmak üzere kayınvalidem de hiç destek olmadı.. Sürekli "ama çok ağlıyor, kıyamadım ben ona" sözlerine maruz kalıyorsunuz ve bir yerden sonra pes ediyorsunuz.. Onlar gidip "sizin için zor olan (!)" uyutma işini yapıveriyorlar.. Onlar için ağlamasına aldırış etmeyen bir anne oluyorsunuz.. Halbuki o iş öyle değil.. Bu dünyada bebeğinizi sizden fazla kimse sevemez ve iyiliğini başka kimse sizin kadar düşünemez.. Tabi ki bebeğinizi siz de uyutabilirsiniz ama mesele zaten uyutmak değil, bir eğitim vermek.. Ve ben onlara derdimi anlatana kadar o kadar çok uykusuz geceye maruz kaldım ki.. Artık durup durup ağladığım oluyordu.. Bu yüzden bebeğinize uyku eğitimi vermeye karar verdiğinizde birkaç hafta misafir kabul etmemeye çalışın.. Ya da önce herkesi ikna edin.. Aslında size destek olması gerekenler onlar.. Bunu anlamalarını sağlayın..
Bebek ne kadar küçükken bu eğitimi verirseniz o kadar iyi.. Büyüyünce çok daha inatçı oluyorlar..
Cemik kendi kendine uyumayı 4,5-5 aylıkken öğrenmişti.. Ondan önce de kendi kendine uyuduğu oluyordu ama huysuzluk yaptığı günler daha fazlaydı.. Tam bu dönemde yazlığa, anneannemin yanına gittik.. Bir anda şımaran Cemik tekrar geceleri kendi kendine uyumaz oldu.. Uyusa bile saat 22:00 dedin mi uyanıyordu.. O saate acıkmasının imkanı yok.. Uyku saati 20:00.. Uyumadan hemen önce emziriyordum.. 5,5 aylıkken pirinç muhallebisi vermeye başladım akşam yemeği olarak.. O da fayda etmedi.. Sebebi çok basit.. Karnı zaten toktu.. Tek yaptığı şımarıklıktı.. Eh malumunuz yufka yürek anneannem yüzünden ağlatamıyordum da..
Neyse efenim... Cemik 6 aylıkken eve döndük.. Döndüğümüzün ertesi günü ağlatmaya karar vermiştim çünkü her gece 4-5 kere uyanmaktan fenalık gelmişti..
Akşam banyosundan sonra güzelce emzirdim.. 
Uyku oyuncağını eline verdim, ışıklı müzik kutusunu açtım, öptüm ve çıktım.. Sorunsuz uyudu.. Buraya kadar sorun yok zaten.. Ama iki saat sonra telsizden ağlama sesleri duyuldu..
İşte bu noktada neden bu işi bebek minikken yapmamız gerektiğini anladım.. Cemik çok erken ayaklanmış bir bebek.. 6 aylıkken hem dört nala emekliyordu hem de tutunarak kalkabiliyordu.. Dolayısıyla ağlamaya bıraktığım Cemik bir King Kong edasıyla hem bağırıyor hem de yatağının parmaklıklarını sarsıyordu..
5-10-15-20 tekniğini uyguladım..
5 dakika ağlattıktan sonra odaya girdim, su verdim, avutmaya çalışıp çıktım odadan.. Odada geçirdiğiniz vakit sadece 1 dakika olabilir.. Fazlası yasak..
Ama avunmayan Cemik daha beter cozutup bağırıp çağırmaya başladı.. Bu sefer 10 dakika beklememiz gerekiyordu.. Sesi yüreğimi dağladı.. Hatta göz yaşlarımı zor tuttum.. Kocci destek olmasa yapamazdım..
10 dakikanın sonunda 1 dakikalığına daha içeri girmeye hak kazandım.. Girdim, kucağıma aldım (aslında kucağa almak tavsiye edilmiyor ama ben almıştım kucağıma) 1 dakika ninni söyledim, yavaşça bırakıp çıktım.. 15 dakika ağlatma sırası gelmişti.. Ama sadece 5 dakika ağlayan Cemik uykuya daldı..
O nasıl bir mutluluk anlatamam..
Yatmadan önce odasına girip emzirdim ve ne oldu biliyor musunu? Sabaha kadar 4-5 kere uyanan Cemik sadece bir kere uyandı ve onda da tekrar kendi kendine uykuya daldı.. Hem de 5 dakika dolmadan..
Eğer uyumasaydı 5-10-15-20 tekniğini tekrar tekrar uygulamam gerekecekti..
Ertesi gün tekrar ağlatmama gerek kalmadı.. Cemik durumu hemen kabullendi.. Gece uyandığında 5 dakikaya kalmadan tekrar dalıyordu.. Bu ağlatma seansları genelde maksimum 1 hafta 10 gün sürüyormuş.. Ama ben daha o kadar uzun sürenini duymadım..
Unutmadan söylemem gereken bir şey daha var.. Bebeğinizi ne kadar erken kendi odasında yatırırsanız o kadar çabuk alışır deliksiz gece uykusuna..
Biz eve dönene kadar mecburen Cemik'le aynı odada yatıyorduk.. Park yatakta yattığı için uyanınca beni görüyordu ve kendi kendine uyumak yerine avutulmayı tercih ediyordu.. Zaten görmese bile hissediyorlar.. Minik canaforlar.. :)
Gece 12 emzirmesini de 8 aylıkken bıraktım.. Bebeğinizin uyku terbiyesini daha erken verebildiyseniz 6 aylıkken de kesebilirsiniz gece 12 emzirmesini.. Yani Cemik 8 aylık olduğundan beri 19:30 da yatağa giriyor, 20:00 de kendi kendine uyumuş oluyor.. Sabahları da 7:30-8:00 gibi uyanıyor.. Uyanınca ağlamıyor, 8:30 a kadar oyalanıyor.. 8:30 dan önce yataktan almıyorum.. Dolayısıyla biz de uykuya doymuş oluyoruz.. :)
Gündüz uykularınaysa Cemik 5,5 aylık kadarken kendi kendine karar verdi.. Daha önce de gündüz uykusuna yatıyordu ama saatleri değişiyordu sürekli.. 5,5 aylıktan beri sabahları 11-13:00 arası ve akşam üstleri 16:00-17:30 arası uyuyor..
Yemek saati 18:30, yatak saati de 19:30 en geç 19:45..
Aralardaki uykularına da gece yatırır gibi alıştırdım.. Öpüp yatağına bırakıyorum ve odadan çıkıyorum.. Oyalanıp uyuyakalıyor.. Şimdilerde akşam üstü uykusunu uyumadığı oluyor.. Yine de yatağından almıyorum, en azından dinlenmiş oluyor.. Dinlenmediğinde akşamları huysuzlaşabiliyor.. 15 aylık olduğunda günde bir kere daha uzun uykuya geçeceğiz.. Zaten aslında buna biz değil bebekler karar veriyor.. Hissettiriyorlar doğru zamanı..
Bir de bebeğin yatakta sadece uyunduğunu bilmesi de önemli.. Yani yatağında oyun oynatmayın.. Bu sefer, uyuyacak mıydım? yoksa oyun mu oynayacaktım? diye kafaları karışabilir.. 
Son olarak sözüme şu şekilde son vermek istiyorum: "Ağlatmaya karşıyım" diyen anne babalar, bence siz şanslı kesimsiniz.. Her gece 4-5 kere kalkıp en az yarım saat bebek uyutmaya çalışmamışsınızdır.. Aylarca uykusuz kalmak ne demek bilmiyorsunuzdur.. O yüzden yargılamadan önce kendinizi bizim yerimize koyun.. 
Ve uzaktan bakınca çok disiplinli duruyor olabiliriz ama unutmayın ki Cemik çok mutlu bir bebek.. Ben buna disiplin yerine düzen ve günlük rutin demeyi tercih ediyorum.. Yanlış bir şey yapıyor olsaydım Cemik bu kadar huzurlu olmak yerinde huysuz bir bebek olurdu.. 
.
.
Yeni anne babalara buradan sabır ve şans diliyorum :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

ibibikler

10 Kasım (2) 118 (1) 19 Mayıs (1) 2012 (1) 2013 (1) 23 Nisan (1) Abur Cubur (1) Adım Adım Paris (15) ağaç (1) aile (1) Alaçatı (1) Alış-Veriş (1) Alsancak (1) Amatör Radio (4) Ameliyat (1) Amsterdam (1) Amsterdam Gezisi (1) Anı (1) Anne (2) Anneannem (1) Anneler Günü (2) Anten (1) Asburger (1) Askeri Müze (1) Atatürk (4) Ayakkabılık (2) Baba (1) Baby Shower (1) Bağlama (1) Bahçe (11) balık (1) Barbie (1) Bastille (1) Bayram (6) Bebek (8) Bebek şekeri (2) Bere (1) best seller (1) beyne format (1) biberon (1) biberon kurutma (1) Bilmece (1) Bir Nevi Gastronomi Gezisi (1) Biri ADSL (1) Bit Pazarı (1) Biten kitap (1) Bitki (1) blogger kota (1) boyamak (1) Böcek (1) BTT (1) Bulb (2) Bumerang (1) cağ (1) Canavar (2) canon (2) Cem (18) Cemik (41) Cemik Ve Hayatın Zorlukları (2) Chatelet (1) Châtelet (1) Contest (2) cüzdan (1) çağ (1) Çamur (1) çanta (2) Çekiliş (10) Çekiliş Sonucu (3) Çeşme (12) Çeviri (1) Çeviri hataları (1) Çiçek (3) Çiğ Börek (1) çikolata (1) Çocuk (6) çocuk zaptetmek (1) Çocukluk (6) Dekor (9) Denedim (1) Deprem (1) DIY (7) Dikiş (2) Dilek (1) Dinozor (1) Diş (1) Diş Buğdayı (3) Diş Kurabiyesi (1) Diş pastası (1) Diş Sağlığı (1) Diyet (1) Doğal Yaşam (15) Doğumgünü (13) Doğumgünü Teması (5) Dolandırıcılık (1) Dolunay (1) Dost (6) Dükkan Vukuatları (1) Dünya Tiyatrolar Günü (1) E-Bay (1) Ecey (6) Ecey ve hayatın zorlukları (1) Eiffel kulesi (1) Ekmek (1) El Ayak Ağız Senromu (1) El emeği (13) El işi (16) el yapımı (3) Elfony Mutfakta (2) Elmo (1) emdr (1) en son ben duyarım zaten (1) Enstruman (1) escargot (1) Eskici Elfony (3) Esnaf Lokantası (1) eşeğimi kaybedip buldum (1) etamin (1) ev işi (1) Ev Yemeği (1) Evlilik Yıl Dönümü (1) fast food (1) Festival (1) Flypgs (1) fotoğraf çekimi (1) fox (1) Gare de Lyon (1) Gezi (10) Gıda Çarşısı (1) Gidelim Gömelim (19) Giritli (2) Gitar (1) gülgün sharafat (1) Günaydın (1) Günlük (4) hafta özeti (69) Ham Radio (1) Hamilelik (2) Hastalık (4) Hatıra (22) Havale (2) Hayal (1) hayatın zorlukları (1) Hayvanlar alemi (2) Hediye (9) Hekimköy (21) hhandesign (1) Hıdrellez (1) hikaye (1) Hobi (4) Huzur (1) ıldırı (1) içimdeki çocuk (1) ikbush (3) ilaç (1) ilk adımlar (1) ilkler (1) instagram (73) istanbul üniversitesi (1) isyan (3) İştahsızlık (1) iyi ki saklamışlar (4) izmir (2) Kabak (1) kabızlık (1) Kabus (1) Kadın (1) Kadınlar Günü (1) Kağıt Çiçek (1) Kağıt Ponpon (2) Kanaviçe (2) kar (2) Karatahta (2) kardeş (2) Karşıyaka (2) kaynar (1) Kebap (4) Kedi (2) Kek (2) Keman (1) kış (2) Kız (2) Kilo vermek (1) kitap (4) Kocci (7) kuaför (1) Kukla (1) Kurabiye (3) Kusmak (1) Kuytu Restaurant (1) kuzen (1) Kuzenler (1) Lal (1) Lale (1) Lazımlık (1) Le Vieux Belleville (1) liman restaurant (1) loğusa (1) Lokanta (3) Louvre (1) Mahfel (1) Mangal (2) Marmelat (1) Masal (1) Mendil Bebek (1) Meyve (1) Midye (2) Mikrodalga (1) Mizithropides (1) Moda (2) Mum (1) Mutfak (12) Müze (2) Nar (1) Naz (2) Notre Dame (1) Oje (1) Oklava Modeli (1) organik (2) Ot Festivali (1) Oyun (2) Oyuncak (3) Öğretmenler Günü (1) Öğretmenlik (1) Örgü (4) Örgü Modeli (1) Özel Gün (2) Özür (1) Pamuk Helva (1) panjur (1) Paris (13) Paris Gezisi (12) Parti (2) pasta (2) Patlamış Mısır (1) Pegasus Hava Yolları (1) Pelur Kağıt (1) Pembe (2) pembe panjurlu ev (1) Pigale (1) Pilor Stenozu (1) pinterest (1) Pisuar (1) Piyano (1) Pizza (1) Portatif (1) Pratik Tarifler (3) psikolojik tedavi (1) Rakı Balık (1) Ravioli (2) renk (1) Renkler (1) Restoran (10) Rezalet (1) roman (1) Sacre Coeur (1) saç traşı (1) Sağlık (1) Saklamak (2) Salgın (1) salyangoz (1) Seramik (1) Sevgililer Günü (1) Silinen Fotoğrafın Kurtarılması (1) soğuk (1) Spor (1) Sugato (2) Süleymancık (1) Süt (1) Süt Aknesi (1) Şeker Bayramı (1) Şifa (2) şişe kesmek (1) TA3GO (2) TA3YE (3) tatlı (1) Tavuk suyu (1) TC3EC (3) tedavi (1) Terör (1) tığ (1) Tiyatro (2) Topiary (1) Topuklu (1) Torbalı (1) Tuvalet (3) Tuvalet Eğitimi (2) Unlu Mamul (1) Urla (2) Usta (1) uyku (2) uyku arkadaşı (1) Uyku Düzeni (3) uyku eğitimi (2) uyku rutini (1) Vazgeçemediklerim (1) Vefaat (1) Venedik Pizza (1) Veri Kurtarma (1) video (2) Vine (1) Wurst (1) yağmur (1) Yalan (1) yardım (1) yasak (1) Yaş günü hazırlığı (1) yaz (1) Yaz Yemeği (1) yazlık kışlık (1) Yemek (40) Yeniden Başlıyorum (1) Yeniyıl (7) Yılbaşı (7) Yılmaz İpek Saz Sarayı (1) Yoğurt (1) Zafer (1) Zeytin (3)