Biraz da faydalı olmak lazım diyerek size pilor stenozundan bahsetmek istiyorum..
.
Cemik doğduktan 3 hafta kadar sonra kusmaya başlamıştı.. Normalde uyuyan bebek hiç uyumaz ve sürekli ağlar olmuştu. Kustuğu için hemen acıkıyordu.
İnsan normal bir kusmayla hastalık sebebiyle kusma arasındaki farkı çok iyi anlayabiliyor..
Bir anormallik olduğunu hissediyorsanız kimsenin "fazlasını çıkartıyordur" "sana çok gibi geliyordur" "yok canım her seferinde kusmuyordur" "ama bak kilo alıyor" laflarını dinlemeyin.. Şüphenizi doktora söyleyin.
.
Cem genelde emdikten hemen sonra, arada da başka zamanlarda kusuyordu.. Ama püskürterek..
Öyle ki beşiğinde yatarken kustuğunda bizim yatağa kadar ulaşıyordu.. Gazını çıkartırken duvarlara püskürtüyordu..
Günde 10 defa çarşaf değiştirmek yerine başının altına önce kağıt havlu onun üstüne de mendil koyuyordum, kustukça onu değiştiriyordum.. Ama Cem'in üstünü çoğu zaman değiştirmek zorunda kalıyordum. Yine de çoğu zaman mama önlükleri hayat kurtardı. Hergün çamaşır yıkıyordum. Benim de bir giydiğim uzun süre üstümde kalamıyordu.
Yanımda her zaman büyük bir havlu oluyordu.. Emzirir emzirmez gazını çıkartıp kusacağını hissettiğim anda havluya yatırıyordum, böylece halı ve koltuk temizliğini de aza indirgemiş olmuştum.
.
Bu hastalığın teşhisi kilo kaybı başlayınca konabiliyor.. Genelde de 2 aydan önce anlaşılamıyormuş. Cem'in teşhisiyse 38 günlükken kondu. 40 günlükken ameliyat oldu.. Bu hastalığın tek çaresi ameliyat..
Neyse daldan dala atlamak yerine azcık bilimsel konuşalım..
.
Pilor midenin çıkışında bulunan, öğütülmüş besinlerin mideden oniki parmak bağırsağına geçişini kontrol eden kas. Hastalıksa bu kasın kalınlaşması ve besinleri geçirememesi.
Bu hastalığın sebebiyse bilinmiyor.. Yani genetik ya da sizin beslenmenizden dolayı olmayabilir.. Sakın kendinizi suçlamayın.
.
Neyse..Doktora bu tür kusma şikayetlerle gittiğinizde elle muayenede hissedebiliyor pilordaki kalınlaşmayı.
Kesin sonucuysa ultrasonla alabilirsiniz.. Bu arada bebek kilo kaybetmiş olabilir.
.
Sakın ertelemeyin ! Biz çok şanslıydık çünkü erken teşhis konmuştu ve bebeğin vücut dengesi bozulmamıştı..
Bir iki gün daha gecikmiş olsaydık su kaybı ve kandaki elektroiltlerin dengesi bozulacağı için serumla toparlandıktan sonra ameliyat edilebilecekti..
.
Ameliyat basit bir ameliyatmış.. Yarım saat falan sürmüştü sanırım. Laparoskopik yapılabiliyor.. Hatta izi bile kalmıyor.. Ama damar yolu açılırken mümkünse hastanenin o katında bulunmayın.. İnsan bu ağlamaya dayanamıyor.. 40 günlük bebeğe damar yolu açmak yetişkinlerdeki kadar kolay olmuyor..
Bu ameliyatın en zor kısımlarından biri de saatlerce bebeğinizi emziremeyecek olmanız. Emziğini şekerli suya bandırıp avutuyorduk. Saatler sonraysa sadece 2 dakika izin vardı.. O kadar iştahla emerken memeden ayırmak çok zordu. Yavaş yavaş emzirme süresini artırarak normal emmeye döndük.. Bu arada yanınzda yoksa, hastaneden süt sağma makinesi isteyin, göğsünüz şişeceği için sizin de sıkıntınız olabilir.
Cemik'in göbeğindeki minik iki izi görüyor musunuz? İşte onlar bu hastalıktan hatıra.. Estetik dikişte kullanılan ipliği vücudu reddetmese onlar da olmayacaktı.. Ama olsun, nazar boncuğu onlar oğlumun.. Çok şükür sağlığına kavuştu.
Doktor ameliyatın ertesi günü kilo alacak demişti.. Tam da öyle oldu.. Hastaneden çıktıktan sonra herşey çok daha güzel oluyor..
.
Malesef kusmalar hemen kesilmiyor.. Cem bir daha hiç püskürterek kusmadı ama 6 aylık olana kadar hemen hemen her emmeden sonra biraz çıkardı.. O büyük kusmaların yanında bunlar hiç..
.
Bütün bu dönemde insanın sinirleri çok bozuk oluyor.. Hatta 6 ay dolana kadarki her kusmada gözlerim doldu.. Sabretmek ve beklemekten başka çare yok..
Neyse ki çaresi olan ve ömrü boyunca bir daha karşılaşmayacağı bir hastalık..
.
İşte böyle geçti gitti.. Ben o dönemde böyle bir yazı bulmamıştım internette, umarım birilerinin işine yarar..
Herkese sağlıklı günler..


