Ben Kocci'yle tanışana kadar hep günlük tuttum..
Yani okuma yazmayı öğrenmemin sonrasında 17 yaşıma kadar hemen hemen hergün yazdım..
Şimdi yazdıklarımı okuyunca, ne kadar özel olduklarını ve aslında benden başka hiç kimsenin okumasını istemeyeceğimi tekrar anladım.. Ve bu kış o güzelim defterlerimi sayfa sayfa okuyup yakmaya karar verdim..
Ya aslında hiç gönlüm el vermiyor ama..
Aslında ben özel hayat konusunda hep çok şanslı oldum.. Annem de eşim de özel hayata çok saygı duyar.. Günlüklerim önlerinde bile olsa, açıp okumazlar.. O yüzden içim hep çok rahattır..
Bu arada farkındaysanız babamı saymadım.. Babam günlüğüme "sevgili günlük babamı çok seviyorum" gibi şeyler yazmış bir insan :)
Neyse.. İçim çok rahattı ama kimin ne zaman göçeceği belli olmadığından yakmaya karar verdim günlüklerimi.. Ben yokken bile okunmasını istemiyorum..
.
.
Bu girizgahtan sonra ilkokul günlüğümden birkaç sayfa paylaşmaya karar verdim.. Çok komikler.. :)
Mesela ben "sevgili günlük" yazmayı bırak, günlerime başlık bile vermişim :)
Bu ilk günlüğüm..
Bu da ilk sayfadaki uyarı :)
Artık uyarıyı dikkate alırsan..
Başlığım "Yarın Sabah"
Bak bu sayfaya tarih atmamışım ama birçoğunda tarih var..
Yazının sonundaki H.H. ne demek bilmiyorum :) Hatırlayamıyorum..
Bir de resim yapmışım..
Ne güzel şeymiş çocukluk be..
Ama geri dönmek istemem.. Onca sene okulu baştan hiç çekemem..