Dün gece sakin sakin salonda oturmuş bitirmem gereken battaniyeyi örüyordum ki dışarıdan Kocci "gel gel büyük bir kurbağa buldum" dedi..
Aaaaa hadi ya dedim.. Ben severim kurbağaları çünkü..
Bkz bu fotoğraf 2009 dan..
Neyse..
Hayvan kaçmasın diye Kocci'nin ayakkabılarını geçirdim ayağıma çarçabuk..
Koştum müştemilata..
Yani Kocci büyük deyince "ne kadar büyük olabilir ki?" demiştim içimden..
Gerçekten de büyükmüş!
Sonra gittim makinamı aldım evirip çevirip çektim babaçkoyu.. Bu fırsat bir daha ele geçmeyebilir..
Çok büyüktü çok..
Önce biraz tedirgin oldum aslında elime almadan ama alınca bütün tedirginliğim gitti çünkü kurbiş o kadar büyüktü ki kıpırdanmaya mecali yoktu..
Çok ciddiydi.. Tek kelime etmedi..
Ya genç irisi bir kurbağa bu ya da dede..
Pek kaçmaya bile niyetlenmedi.. En çok biraz yürüdü...
Ama bir ara Kocci "aman dikkat et ağzından bişey çıkar falan" dedi.. :))
Ne çıkabilir ağzından bilemiyorum şu an ama çizgifilmlerdeki gibi beni sinekmişimcesine bir dil darbesiyle hüpletmeyekalkabilir diye korkmuş olabilir :)
Ayyyy ama hakkatten o dili benim yanağıma yapıştırsa zıplardım heralde :)
Bıykkkk...
Gerçekten kurbağa prens masalındaki gibi bişey olabilir miydi acaba?
Bu kurbağa aslında insanmış da anca bu kadar küçülmüş gibi duruyordu..
Bakalım bu doğal yaşamda başka neler göreceğiz :)
Bu kurbişi de herhalde bugünkü yağmura borçluyuz..
Ne yedi de bu kadar büyüdü aceba?
Bu video da kurbağaya ilk tepkilerimiz :)
.
.
Herkese iyi haftalarr..